(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 33.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 9.318 YTL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Hükmedilen miktar itibariyle duruşma istemi reddedilerek,
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin de hissedar olduğu taşınmaz nedeniyle 1.4.2002-1.1.2004 dönemi için toplam 33.000.000.000 lira ecrimisil bedelinin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taşınmazı diğer davalılardan aylık 800.000.000 lira bedelle kiraladığını, bu nedenle kendilerinden ayrıca ecrimisil istenemeyeceğini, diğer davalılar ise kira ilişkisini doğrulayarak davacının ancak kira bedelinden hissesine düşen miktarı isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemişler. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Yerleşmiş uygulamada, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, ilk dönem kira parası taşınmazın mevcut haliyle ve serbest koşullarda emsallere göre belirlendikten sonra, sonraki yıllar için belirlenen bu miktara Tefenin tamamı yansıtılmak suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisilin tespiti gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların hissedar olduğu diğer taşınmazlar için benzer davalar nedeniyle bilirkişilerin belirlediği kira miktarları emsal alınmış ise de, sonradan bu raporlara dayanılarak verilen kararlar Yargıtay'ca bozulmuştur.
O halde, tarafların sunacakları başka emsaller varsa dosyaya konulmak veya resen bulunacak emsallere göre bu işlerde uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle yeniden alınacak rapora göre sonuca gitmek gerekirken eksik inceleme ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy