(5328 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde 5.100.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, müşterek murislerinden intikal eden taşınmazın davalı tarafından 7.3.2002-14.6.2005 tarihleri arası haksız işgali nedeniyle fazlaya ilişkin haklar mahfuz tutularak 5.100.000.000 lira işgal tazminatının tahsili istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müddeabihin miktarı 5.100.000.000 lira olduğundan ötürü dava tarihi itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 22. maddesinde geçen yürürlük tarihi 5328 sayılı yasa ile 1.6.2005 olarak değiştirilmiş ise de Görev, Kesin Hüküm, İstinaf, Temyiz, Yargıtay'da duruşma, Senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar her yıl yeniden değerlendirilme oranına göre arttırılması hakkındaki yasal düzenlemelerin yürürlük tarihi 1.1.2006 olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, 14.6.2005 tarihinde açılan dava da Asliye hukuk mahkemesi görevli olup işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak da, davacı dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını mahfuz tutmuştur. HUMK.nun 4. maddesine göre dava edilen alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı gözönünde tutularak mahkemenin görevli olup olmadığının öncelikle saptanması gerekir.
Kabule göre de; davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy