(1086 S. K. m. 76)
Dava: Dava dilekçesinde toplam 29.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar Vek. Av. Volkan E. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı Vek.Av. Çetin F. gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin davalıların murisi ile kardeş olduğunu, uzun yıllar birlikte ortak ticaret yaptıklarını, davaya konu su paketleme tesisinin de müvekkili ile davalıların murisinin birlikte kurdukları ortak bir tesis olduğunu daha sonra ortaklığın sona erdirilerek tesisin müvekkiline bırakıldığını; ancak tapusunun muris adına olmasından yararlanan davalıların murisin ölümünden sonra açtıkları tahliye davası sonucunda müvekkilini tahliye ettirdiklerini; müvekkilinin ortaklığın sona ermesinden sonraki dönemde taşınmaz üzerine iki adet ilave bina yaptığını, iki adet sondaj kuyusu açtığını ve de taşınmaz üzerine 100 adet kavak, 5 adet armut vs. meyve ağaçları olmak üzere toplam: 189 adet ağaç dikimi yaptığını iddia ederek; müvekkili tarafından yapılan faydalı masraf bedeli 17.000.000.000 lira ile kazanç kaybı 12.000.000.000 lira olmak üzere toplam:29.000.000.000 liranın (fazlaya ilişkin hak saklı tutularak) yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı, iyiniyetle davalıların murisi olan Dursun'a ait taşınmaz üzerinde iki adet ek bina, iki adet sondaj kuyusu ve muhtelif meyveli ve meyvesiz ağaçlar dikmiş, yapılan keşif sonucu bilirkişilerin hazırladıkları rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü gerekmiştir, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; taşınmaz üzerinde bulunan tüm yapıların ve ağaçların (kesilmiş olanlar dahil) değerleri belirlenmiştir. Oysa, bedeli istenilen yapılar (iki adet ilave bina) ve ağaçlar (100 adet kavak vs.) dava dilekçesinde belirtilmiştir. Mahkemece, talep gözetilmeden (HUMK.76.madde) hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesinde, bedeli talep edilen yapıların ve ağaçların (tanık beyanları da gözetilerek) zeminde tespiti ile oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 450,00-YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy