(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı (k.davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; önceki nafaka artırım davasının üzerinden iki yılı aşkın süre geçtiğini, davacının kirada oturduğunu, hem sakat oğlunun hem de kendisinin ihtiyaçlarının arttığını iddia ederek; davacı için aylık 60.000.000 lira olan yoksulluk nafakasının 200 YTL.'ye, oğlu Mehmet için aylık 40.000.000 lira olan yardım nafakasının da 200 YTL.'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, karşılık davasında; davacı Gülşen'in asgari ücretle çalıştığını ve yoksul durumda bulunmadığını savunarak, nafakasının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece; davacı kısıtlı Mehmet'e vesayeten Gülşen Şimşek'in nafaka davasının kısmen kabulü ile, 60 YTL. olan nafakanın 100 YTL. artırılarak 160 YTL.'ye yükseltilmesine; davacının yoksulluk nafakası artırım isteminin reddine, davalı karşı davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve karşılık davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen ve sonuçlanıp kesinleşen nafakanın kaldırılması davasında; davalının asgari ücretle çalıştığı ve yoksulluğunun ortadan kalktığı iddia olunarak, ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, davalı lehine nafaka takdiri koşullarında ve davalının ekonomik ve sosyal durumunda lehine bir gelişme olmadığından bahisle (yoksulluk nafakasının kaldırılması nedenleri bulunmadığından) davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar temyiz aşamasından geçerek kesinleşmiştir.
Nafakanın kaldırılması istemiyle açılan iş bu dava tarihinde, davacının (karşılık davalının) aynı işyerinde asgari ücretle çalıştığı mahkemenin kabulündedir. Önceki dava tarihindeki davacının mal varlığı ve gelir durumu ile bu dava sırasındaki durumu arasında herhangi bir fark görülmemektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında; asgari ücret düzeyinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. Davacı (karşılık davalı) kadının, mevcut ekonomik durumu davanın açıldığı tarihteki şartlara göre, onu, yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Davalının gelir durumu ise, nafakanın artırılması talebinde gözetilecek bir husustur.
Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy