(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalı eşinin 5 yıl önce evi terk ettiğinden beri kızı ve zeka özürlü oğlunun kendisiyle birlikte yaşadığını, 2001 yılında bağlanan nafakanın yetersiz olduğunu, oğlunun devamlı doktor kontrolünde bulunup, özürlüler okuluna gittiğini, kendisinin geliri olmadığını belirterek, mahkemece hükmedilen aylık 100.000.000 TL nafakanın 300.000.000 TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibarıyla müşterek çocuk Oktay B.'nın reşit olduğu ve velayet altına alınmasını gerektirecek bir rahatsızlığı bulunmadığı gerekçe gösterilerek Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/121 Esas, 2000/8 Karar sayılı dosyasında hükmedilen nafakanın, müşterek çocuk Oktay Balcı için artırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmektedir.
Davacı talebi, kendisi için hükmedilen (Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/98 Esas, 2003/ 9 Karar sayılı dosyasında) aylık 100.000.000 TL nafakanın, özürlü oğlu da yanında olmakla az geldiğinden bahisle artırılmasına ilişkindir.
Bu durum karşısında, mahkemece nafakanın çocuk için istendiği kabul edilerek, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy