(4721 S. K. m. 722/1, 723)
Dava: Dava dilekçesinde davacı, 63.000.000.000 lira ecrimisilin, yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili, davalı karşılık davası ile de fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, yaptığı zorunlu ve faydalı masraflar olan 1.000.000.000 TL'nin faiz ve masraflarla birlikte karşılık davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulü, karşılık davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı (karşılık davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının çocukları olan davalılara, deprem sonrası bir ev buluncaya kadar, taşınmazında oturmalarına izin verdiğini, ancak davalılar bu yeri tahliye etmeyince mahkeme kararı ile tahliye ettirdiğini beyan ederek, oturdukları süreye ilişkin 63.000.000.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ise, açtıkları karşılık davaları ile, taşınmaza birtakım faydalı ve zaruri masraflar yaptıklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000.000.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile karşılık davanın, davalıların bu masrafları taşınmazı kendi kullanımları için yaptıkları ve taşınmazda ücretsiz olarak oturdukları gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Asıl davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalıların taşınmazda oturdukları süre zarfında taşınmaza birtakım masraflar yaptıkları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalıların yaptıkları bu masrafları davacı tarafından tahsil edip edemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
MK. nun 722/1.maddesi gereğince Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini, ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanır ise, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur Gene aynı kanunun 723.maddesi gereğince Malzeme sökülüp alınmazsa, arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değil ise, hakimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi malik için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.
Davalılar, taşınmazın davacıya ait olduğunu ve taşınmazı iade edeceklerini bildikleri halde, birtakım tadilat ve tamiratlar yaptırdıklarına göre artık davalıların iyi niyetli oldukları kabul edilemez.
O halde, taşınmazın davacıya iade anında davacının sebepsiz yere zenginleştiği ve davalıların da kötü niyetli oldukları kabul edilerek yapılan masrafların iade anındaki asgari levazım değerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy