(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kiracılığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının sonradan satın aldığı taşınmazda kiracı olduklarını, buna rağmen tahliye istemiyle karşı karşıya kaldıklarını ileri sürerek kiracılık sıfatının tespitini istemiş; mahkemece, esas yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK. nun 74. maddesine göre Hakim mahkemenin görevli olup olmadığını kendiliğinden gözetmek zorundadır. Hukuki niteleme ise Hakime ait bir görev olup, tarafların davadaki hukuki tavsifleri Hakimi bağlayıcı değildir.
Somut olayda, davacı kiracı olmasına rağmen davalının tahliye istemiyle karşılaştığını belirterek kiracılık sıfatının tespitini istediğine göre uyuşmazlık kiralanan taşınmaza ilişkin vaki muarazanın meni isteminden kaynaklanmaktadır. HUMK'nun 8. maddesine Sulh mahkemesinin değerine bakılmasızın görevli bulunduğu tespit davası olarak sadece kira parasının tespiti istemlerini öngördüğü böylece kiracılığın tespiti, kira sözleşmesinin geçerli ya da geçersiz olduğunun tespiti veya kira sözleşmesine dayanan muarazanın meni vb... davalarda kira ilişkisindeki yıllık değere göre görev hususun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Mahkemece, dava dilekçesinde değer belirtilmediğinden, davacının dava değerini açıklaması istenmeli kira sözleşmesindeki toplam değer birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy