(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde 1.461.634.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın yargı yolu nedeniyle görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, Etibor A.Ş.Genel Müdürü görevinde iken yapılan şikayet nedeniyle hakkında soruşturma açıldığını ve mali yönden 1.005.000.000 liranın faizi ile birlikte (1.461.634.000 lira) olarak kendisinden tahsil edildiğini ancak Danıştay tarafından soruşturma izni verilmesine dair kararın kaldırıldığını ileri sürerek sebepsiz yere ödediği 1.461.634.000 liranın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile yargı yolu nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davacının usulsüz geçici görevlendirme yaptığı iddiası ile dava dışı kişiye görev yolluğu olarak ödenen miktarın idari bir kararla davacıdan faizi ile tahsil edildiği ve idari kararın Danıştay tarafından kaldırılmasından ötürü bu ödemenin sebepsiz kaldığı ileri sürülerek istirdadı istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacının Etibor Genel Müdürü iken Bigadiç Bor İşletme müdürü dava dışı Harun hakkında ayrımcılık yaptığı, hiyerarşiyi ve düzenli çalışma ortamını bozduğu gerekçesi ile 6 aya yakın bir süre geçici görevlendirdiği bu işleminin usulsüz olduğuna dair 30.1.2003 tarihli müfettiş raporu ve 20.2.2003 gün ve 19 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı oluru ile dava dışı Harun'a ödenen 1.005.000.000 lira geçici görev yolluğunun davacıdan faizi ile tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay 2. Dairesi 4.4.2003 gün ve 2003/276-704 sayılı kararı ile; Eti Bor A.Ş. nin Bakanlar Kurulu'nun 26.1.1998 gün ve 98/10552 sayılı kararıyla Eti Holding A.Ş.'nin bağlı ortaklığı şeklinde teşkilatlandırıldığı ve bağlı ortaklık genel müdürü ve yönetim kurulu üyelerinin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun Kapsamında olmadığı gerekçesi ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı tarafından verilen 20.2.2003 gün ve 19 sayılı kararın kaldırılması cihetine gidilmiştir.
Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki nitelemesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HUMK.76).
Uygulamada, kamu iktisadi teşebbüsü ve kamu iktisadi kurulusu olmamakla birlikte Devlet, Vilayet, Belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan ve kuruluş kanunları uyarınca hususi hukuk hükümleri dairesinde, yönetilen aslında kamu hizmeti yapan (205 Sayılı Kanun uyarınca kurulan Ordu Yardımlaşma Kurumu, 2560 Sayılı Kanun ile kurulan ASKİ, AŞKİ, İZSU gibi) kuruluşların bulunduğu bir gerçektir. Son sayılan kuruluşlar tekel mahiyetinde kamu hizmeti verdikleri halde kuruluş yasaları uyarınca özel hukuk hükümlerine tabi olduklarından, bu kuruluşların 3.şahıslara karşı vaki haksız eylemlerinden kaynaklanan davaların Adli Yargı yerinde görüleceği benimsenmektedir. (Bkz.Y.H.G.K.21.9.1983 gün ve E.83/11-2721 K.83/823/HGK. 21.11.1995 gün ve E.1995/11-647 K.1995/1043 sayılı kararlarına)
Yine, bu kuruluşlara karşı yöneltilen davalarda da (alacak, menfi tespit ve istirdat) genel hükümlere göre Adli Yargı görevlidir.
O halde mahkemece, işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy