(2762 S. K. m. 27)
Dava: Dava dilekçesinde 8.222.088.633 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 8.189.737.730 TL nın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların babalarından kalan dairenin izale-i şuyu davası sonunda satıldığını, satış sırasında tapu kaydında yazılı bulunan vakıf şerhinin silinmesi için ödedikleri 20.500.000.000 TL taviz bedelinden davalı kardeşinin 1/3 payına düşen 6.833.333.333 TL ile 1.388.755.300 TL kira bedeli toplamı 8.222.088.633 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 6.833.333.333 TL taviz bedeli ve 1.356.404.730 TL kira alacağı ile birlikte toplam 8.189.737.730 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kira alacağı yönünden temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan İzzet Mehmet Paşa Vakfı ve Elhaç Osman Reis Vakfı şerhinin silinmesi için taviz bedelinin istenebilmesi, ilgili vakfın sahih vakıflardan olması koşuluna bağlıdır. Gayrisahih vakıflar yönünden taviz bedeli isteminin hukuksal bir dayanağı bulunmamaktadır.
Davada, davacılar ile davalının paydaş olduğu taşınmazda bulunan vakıf şerhinin silinmesi amacıyla davacıların ödedikleri taviz bedelinden davalının 1/3 payına düşen kısmı talep edilmektedir.
Öncelikle adı geçen vakıfların sahih veya gayrisahih olduğunun tespiti gerekir. Bu konuda mahkemece, kök tapu kaydı ve belgeleri uzman bilirkişi aracılığı ile vakfiye incelenmeli şerhe konu vakfın sahih vakıflardan olup olmadığı net bir şekilde saptanmalıdır. Eğer sahih nitelikte ise vakıf şerhinin silinmesi taviz bedeline tabi bulunduğu için davacıların tamamını ödedikleri taviz bedelinden davalının payına düşen miktar kadar davalı sebepsiz zenginleştiği için davanın kabulüne yani şimdiki gibi karar verilmelidir. Aksi halde yani gayrisahih vakıflardan olduğu anlaşılırsa vakıf şerhinin silinmesi taviz bedeli ödenmesini gerektirmediğinden davacıların ödedikleri taviz bedelinden dolayı sebepsiz zenginleşen davalı değil dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğüdür. Bu nedenle davacıların ödedikleri taviz bedelinin Vakıflar Genel Müdürlüğünden talep edilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle dava konusu vakfın gayrisahih vakıflardan olduğu anlaşıldığı takdirde davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen hususlarda yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy