(1086 S. K. m. 193)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmişti ise de HUMK'nun 193 ve 438. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı belediye tarafından davacıya tahsis edilen dava konusu suyun daha sonra kesilmesi suretiyle suya yapılan müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece; uyuşmazlığın davalı idarenin idari işlem niteliğindeki kararından kaynaklandığından ve idari yargının görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ilişkin karar verilmiş ve davacı vekilinin temyizi üzerine 3. HD. nin 30.4.2002 tarih 2002/3927-4657 sayılı ilamı ile onanmıştır.
Ancak, idare mahkemesinin 20.11.2002 tarih 2002/1589 sayılı ilamı ile davanın Adli yargıda bakılması gerektiğinden bahisle verilen görevsizlik kararı üzerine meydana gelen olumsuz görev uyuşmazlığı sonucunda uyuşmazlık mahkemesi tarafından 29.12.2003 tarih, 2003/76-95 sayılı kararı ile Adli yargının görevli olduğuna ve Asliye Hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinden sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlık mahkemesi kararının davacıya 29.1.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından 10 gün içinde davanın yenilenmediğinden, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından uyuşmazlık mahkemesi kararının davacıya 29.1.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve 10 gün içerisinde 5.2.2004 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine yenileme dilekçesi ile davacının başvurduğu anlaşılmaktadır.
HUMK'nun 193, II. maddesinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur, III. fıkrasında 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi, IV. fıkrasında Aksi halde dava açılmamış sayılır hükmü yer almaktadır.
Davacının HUMK 193, III. maddesi gereğince on günlük süre içinde vermesi şart koşulan dilekçeyi doğrudan doğruya görevli Asliye mahkemesine verebileceği gibi, dosyanın bir an önce gönderilmesinin sağlanması bakımından görevsizlik kararı veren İdare Mahkeme'sine verilmesinde bir engel bulunmamaktadır. Başka bir deyişle pratik zorunluluk ve kolaylık nedeniyle davacının on gün içinde görevsizlik kararını veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini isteyebilir.
Davacı tarafından süresinde 5.2.2004 havale tarihli yenileme dilekçesi verildiği dikkate alınmadan mahkemece; on gün içinde davanın yenilenmediğinden bahisle davanın usul yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren on gün içinde görevli (veya görevsizlik kararını vermiş olan) mahkemeye başvurulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın usul yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy