(1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Dava dilekçesinde 5.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin de hissedar olduğu fındık bahçesinin ürününü toplayan davalıların kendisine pay vermediklerini ileri sürerek 1999-2003 dönemi için 5.000.000.000 lira ecrimisilin 1999 yılından itibaren işleyecek faizi ile birlikte 3 davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap vermemiş, mahkemece davanın 2 davalı yönünden kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.'nun 388/son maddesine göre; Hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 381/2 maddeye göre ise; kararın tefhimi en az 388 inci maddede belirtilen hüküm sonucu duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Oysa mahkemece kurulan kısa karar Davacının davasının KISMEN KABULÜNE şeklinde olup taraflara yüklenen hak ve borçlar açıklanmamıştır.
Ayrıca, davalılardan Süheyla Yılmaz yönünden hüküm kurulmamıştır.
Bunların dışında, davacının dava dilekçesi içeriğinden hem babasından intikal eden tapuda adına kayıtlı olan 713/6464 hisse için, hem de murisi (annesi) Şakire Yılmaz'ın 3292/6464, hissesinden kendisine isabet eden ¼ hisse için talepte bulunduğu anlaşılmasına rağmen, Şakire Yılmaz'dan gelen payı nazara alınmadan düzenlenen ve itiraz edilen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, bilirkişi raporunda ecrimisil hesabına esas alınan verilerin resmi makamlardan temin edilecek bilgi ve belgelerle denetlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy