(1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava dilekçesinde 10.973.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin duruşmalı yapılması istenilmiş ise de; davanın değeri itibariyle vaki duruşma istemi reddedilerek,
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; davacılar dilekçelerinde, davalı ile paydaş olunan 13 adet taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, yıllardan beri taşınmazdan çıkmadığı gibi icar bedelini de ödemediğini, çektikleri ihtarın sonuçsuz kaldığını beyanla 1998-2003 arası dönem için toplam 10.973.000.000 TL ecrimisilin her yılın hasat zamanlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı cevabında: intifadan men oluşmadığını, çekilen ihtardan sonra taşınmazı vermeyi önerdiğini, davacıların çiftçilik yapmayacaklarını söylediklerini, 3 parselde tasarrufunun olmadığını ve davacıların ürün bedeli üzerinden talepte bulunamayacaklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihtar tarihinden sonrası olan 2003 yılı için davacıların payına düşen 9.754.000.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde 2003 yılı ile ilgili ecrimisil talebi 3.741.000.000 TL ile sınırlandırılmıştır. HUMK.'nun 74.maddesine aykırı olarak, davacının usulüne uygun yapılmış bir ıslah talebi veya açılmış ek davası olmadığı halde talepten fazlasına (2003 yılı için 9.754.000.000 TL) hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, davacının gerek davadan önce çektiği 10.3.2003 tarihli ihtarda gerekse dava dilekçesinde icar bedeli talep edilmiş olmasına göre, ecrimisil hesabının kira esası üzerinden yaptırılması gerekirken, ürün esası üzerinden hesaplayan bilirkişi raporunun esas alınması da isabetli olmamıştır.
Bunun dışında; davacıların murisi Tasvire'nin payı, murisin veraset ilamından anlaşıldığı üzere 179/1280 iken, mahkemece 704/1280 olarak hesaplanıp sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yukarda açıklananlar ışığında, dava dilekçesinde sınırlandırılmış 2003 yılı talebini aşmadan, kira esası üzerinden hesaplanacak ecrimisile davacıların payını doğru tespit ettikten sonra hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve irdeleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy