(818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 7.000.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının akraba olup, dava konusu taşınmazın kök muristen intikal ettiğini; taşınmazın fiilen paylaşılmış olmasına rağmen, kadastro tespiti sırasında davalı adına yazıldığını ve zamanaşımı süresinin de geçtiğini, ancak, müvekkilinin fiili taksime dayalı olarak 2200 m2.lik kısmına 1981 yılında kayısı ağacı diktiğini; bu güne kadar da ağaçların bakımını yaptığını, davalının tapu kaydına dayanarak kullanıma engel olduğunu iddia ederek; 2.196.000.000 lira ağaç bedeli ile, parselin dava edilen kısımda ağaçlandırma nedeni ile oluşan değer artışı miktarı 4.819.000.000 lira olmak üzere toplam: 7.000.000.000 liranın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu parselin kendi adına tapuda kayıtlı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 7.000.000.000 lira alacağın dava tarihi olan 30.4.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı; kök muristen intikal eden taşınmaz üzerine diktiği ağaçların haksız olarak davalının mülkiyetine geçtiğinden bahisle, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre; ağaç bedeli ile taşınmazdaki değer artışını talep etmektedir. Ağaçların, davacı tarafından dikilip bakıldığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, zenginleşmenin miktarına ilişkindir. Haksız (nedensiz) yere zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermek zorundadır.
Somut olayda, davalının zenginleşmesi; taşınmazın ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farka ilişkindir. Mahkemece, hem ağaç bedelinin hem de ağaçların araziye kattığı artı değerin ayrı ayrı hesaplanarak zenginleşme miktarı olarak hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılarak, dava tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu mevki, kullanım amacı, imar durumu gibi bedele etki edecek tüm etkenler dikkate alınmak suretiyle; ağaçların değeri dikkate alınmaksızın (ağaçlar yok farzedilerek), taşınmazın rayiç bedelini saptamak; ağaçlı haliyle (bahçe olarak) taşınmazın bedelini saptamak, bu iki değer arasında oluşan fark kadar davalının zenginleştiği kabul edilerek, belirlenecek miktarı hüküm altına almaktan ibaret olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy