(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 2.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kendisinin de 3/24 hissesi bulunan 4 dairenin tamamını kiraya vererek kullanan 6 davalıdan, bu dava tarihine kadar geçen 24 ay için 2.000.000.000 lira ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davalı Nadide Demiray'ın vefat ettiğini, diğer davalılardan ecrimisil talebinin ise haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi tarafından davacı hissesi için hesaplanan 808.956.250 lira ecrimisilden, ölü olduğu anlaşılan Nadide ve tapuda malik olmayan Engin hisselerine düşen miktar indirilerek kalan 505.597.656 liranın tapuda paydaş olan diğer davalılardan payları oranında eşit olarak tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Herkes işgal ettiği alandan ecrimisil ödemekle yükümlü tutulabilir. İşgal etmediği bir yerin ecrimisilden sorumlu tutulması usul ve yasaya uygun değildir.
Dosya içeriğine göre; davacının satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı Engin Demiray hakkında açtığı dava sonucu diğer davalıların da hissedar olduğu taşınmazlarda hükmen 2.6.1999 tarihinde hisse sahibi olduğu, bu hissesi nedeniyle Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava kısmen kabul edilerek 2.12.1998 26.1.2001 dönemi için 608.250.000 lira ecrimisile hükmedildiği ve hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Veraset ilamına göre davalı Nadide 1.10.1998 tarihinde ecrimisil istenen dönemden önce vefatı ile diğer davalıları mirasçı bırakmıştır.
Ecrimisilden sorumlu olmak için tapuda hisse sahibi olmaya gerek olmayıp, taşınmazı haksız olarak kullanan kişi bedelini ödemekle yükümlüdür.
O halde, davada birden fazla taşınmaz ve birden fazla davalı var ise de davacıya göre dava konusu taşınmazı davalıların birlikte kiraya vererek tasarruf ettiği, Nadide'nin ise dava konusu dönemden önce vefatından dolayı tasarrufun mirasçıları olan diğer davalılara kaldığı gözetilerek sonucuna göre belirlenen miktarın Nadide dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar vermek gerekirken davanın bir kısım davalılar hakkında kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise; gerekçede Engin hakkındaki dava reddedildiği halde Nevzat hakkında davanın reddedildiğinin yazılması, ayrıca önceki dönem için kesinleşen ecrimisil miktarına sonraki yıllar için tam TEFE oranında artırım yapılmak suretiyle bulunacak miktara hükmetmek gerekirken, emsal incelenmeden hak ve nesafete düzenleşmiş bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy