(818 S. K. m. 104)
Dava dilekçesinde 1.000 Euro karşılığı 1.844.882.000 lira kaparonun faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, gecikme faizi, para borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlunun gecikme süresi için alacaklıya ödemesi gereken faizdir. Kanuni gecikme faizinin amacı, zarar ve ziyanın önceden ve maktu olarak tespitidir. BK.'nun 104. maddesindeki istisna hariç gecikme faizi mütemerrit borçlu hakkında kendiliğinden yürür.
Temerrüt faizinin başlaması için (kural olarak) borçluya, ya ihtar tebliği ya da aleyhine bir dava açılarak dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerekir.
O halde, iade borcu (sebepsiz zenginleşmede) para borcu şeklindeyse (veya sonradan para borcuna dönüşmüş ise), iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir.
Somut olayda iadesi istenen paranın ödenmesi hususunda ihtarname tebliği 25.10.2005 tarihinde yapıldığına göre borçlu (davalının) bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilip, davacı tarafın tacir olmadığı da dikkate alınarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy