(3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira ıslah ile 1.383.630.213 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Samsun merkez 1259 parselde kayıtlı taşınmazda 29.6.1994 tarihinde hisse satın aldığını davalı ve üçüncü bir kişi ile birlikte hissedar olduğunu ancak taşınmazın tamamen davalı kullanımında olduğundan ötürü 1.000.000.000 ıslah ile (1.383.630.213) liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kendisinin 1980 yılında 78/188 hisse, 2000 yılında da 27/188 hisse satın almak suretiyle toplam 105/188 hisse sahibi olduğunu, dava konusu yerin imar uygulamasından önce davalının hisse satın aldığı kısmın Zekiye Alpan'lara ait olup kendi parseli ile şuyulandırıldığını, davanın hissedar olduğu kısmın boş olup kullanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 1994 yılında hisse satın aldıktan sonra bu hususun davalıya ihtaren bildirdiği, davacı hissesinin rızası alınmadan kullanıldığından ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, olup, hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
2981-3290 sayılı yasa 10/c maddesi uygulaması veya 3194 sayılı kanunun 18. maddesi hükmünce, şuyulandırma sonucu oluşan parsele elatma halinde, muhtesat bedeli ödenmeksizin, men, kal ve ecrimisil istenemeyeceği yasa gereğidir. Bir başka anlatımla, yukarıda değinilen yasa maddelerinin uygulamaları sonucu ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki; hukuki ilişki kesilmiş, bazı durumlarda, yapı üzerinde bulunduğu yerin maliklerden başkasına bırakılan imar parselleri nedeniyle, yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince, yapı (muhtesat) sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerinin hiçbir ecrimisil (kira) bedeli ödenmeksizin kullanma imkanı sağlanmıştır. Yasa koyucu, imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur. Şuyulu parselden hisse satın alan kişi de halefiyet ilkesi gereğince bu hükümlere tabidir.
Mahkemece davalının savunması üzerinde durularak imar uygulaması yapılıp yapılmadığı belirlenmeli İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca davalı bina sahibine bina bedeli ödenmeksizin binanın bulunduğu bölümden ecrimisil talep edilemeyeceği kabul edilerek bu ilke çerçevesinde yapılacak bir inceleme sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy