(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı taraf, 150.000.000 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bu davanın yargılaması sırasında taraflar yurtdışında boşanmışlar, Türk mahkemesi tarafından bu boşanmanın tenfizine karar verilmiş, tenfiz kararı 8.11.2002 tarihinde kesinleşmiş, davacı ise 6.10.2003 tarihinde yeniden evlenmiştir.
Mahkemece, tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için, evlilik birliğinin devam edip, ayrı yaşamada haklılığın kanıtlanması gerektiği, tarafların boşanmış olup, davacının yeniden evlendiği ve bu sebeplerle de davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile esas hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı taraf, yargılama sırasında dava tarihinden, (8.11.2000) tenfiz kararının kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.
HUMK. hükümleri gereğince, her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilerek bir karar verilir. Davanın açıldığı tarihte (8.11.2000) taraflar halen evli olup, yargılama sırasında gerçekleşen boşanma davasında davacı lehine herhangi bir tedbir nafakasına hükmedilmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde şartlar oluştuğu taktirde dava tarihinden, tenfiz kararının kesinleştiği tarihe kadar uygun bir tedbir nafakasına karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy