(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 5.000.000.000 lira ecrimisilin, dava tarihinden yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, taraflara ortak murisleri İ. Meral'dan kalan taşınmazda, 4 dairelik bina mevcut olduğunu, murisin ölümünden beri davalıların burada oturduklarını belirterek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 5.000.000.000 TL'nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili davacının hak sahibi olmadığını, zira murisin taşınmazın maliki olmayıp, kendilerinin taşınmazın zilyedi olduklarını ve binanın da davalılar tarafından inşa edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın tapuda dava dışı B. Atacan adına kayıtlı olduğu, gecekondu yasası kapsamında bu şahsa tahsisen verildiğinin anlaşıldığı, davacının bu yere muris İsmail Meral'in zilyet ve malik olduğunu ispat edemediği, ecrimisil talep edenin bu yerde hak sahibi olduğunu ispat etmesi gerektiği emlak vergisi, çevre temizlik vergisi beyanı ve elektrik abonmanı gibi belgelerde murisin adı geçiyorsa da, davacının bu yerde hak sahibi olduğunu belirten başka belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ecrimisil, kısaca hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminat olarak tanımlanabilir.
Yargılama esnasında davacı, taşınmazın gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile muris tarafından satın alındığını ve üzerinde mevcut 4 katlı evi, 3 kat olarak muris İsmail Meral'in yaptırdığını, davalılar ise binanın kendileri tarafından yapıldığını ileri sürmüşlerdir.
Bu durumda mahkemece; tapu tahsis belgesi ve harici satış senedi dava konusu yere uygulanarak tanıklar da yerinde dinlenmek suretiyle keşif yapılıp, bilirkişi raporu alınmalı, tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek taşınmaz üzerindeki muhtesatın aidiyeti belirlenmeli, muhdesat sahibinin de tapu maliki olmasa da ecrimisil isteyebileceği göz önünde bulundurulmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy