(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK 438.maddesindeki koşullar oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kumar, içki ve şans oyunlarına aşırı düşkünlüğü nedeniyle tefecilere borçlandığını, bu nedenle daha güvenli olmak için davacı eşini ve çocuklarını davacının babasının evine gönderdiğini, ancak daha sonra davacı ve çocukları ile ilgilenmediğini, davacı kadın için aylık 1.000.000.000 TL, çocuklar için ayrı ayrı 750.000.000'er TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davalının aşırı borçlanması ayrı yaşama nedeni olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dinlenen tanık ifadelerinden ve kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Fiilen davacı anne yanında bulunan müşterek küçük çocuklar için başkaca bir koşul aranmadan, davalı babanın katkıda bulunması zorunludur.
Bu durumda mahkemece çocukların yaşı, okul durumları, zorunlu ihtiyaçları ve sosyal durumları dikkate alınarak davalı babanın ekonomik gücü oranında nafakanın takdirine karar verilmesi gerekirken küçük çocukların menfeatine aykırı olacak şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy