(1086 S. K. m. 275, 281) (4721 S. K. m. 705)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, taşınmazına gelen suyun davalının taşınmazında bulunan söğüt ve kavak ağaçlarının köklerinin tıkaması sonucu azaldığını ileri sürerek suya vaki müdahalenin önlenmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıya ait parsel içerisinde bulunan ağaçların kökleri ile birlikte sökülmesine karar verilmiş olup, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tapulu taşınmazı içerisinde bulunan dava konusu çeşme suyunun kaynağının çıkış yeri itibariyle genel su niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Genel sulardan herkes (kadim ve öncelikli yararlanma haklarını ihlal etmemek koşulu ile) faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
HUMK'nun 275.maddesi "Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." Hükmünü getirmiştir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK. nun 281. maddesine göre; bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Davacının çeşme suyundan yararlandığı ve fakat davalının taşınmazında dikili ağaçlar nedeniyle suyun azaldığı bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Ancak, böyle bir belirleme yapılırken toprak karakteri ve yer altı suları konusunda ihtisası olan Jeoloji mühendisinin ve ziraat mühendisinin keşif mahallinde gerekirse kazı çalışması yapılarak yerinde gözlemlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Ziraat mühendisinin ihtimale dayalı raporuna göre mahkemece davalı taşınmazında bulunan ağaçların kökünden sökülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak ta; yapılan inceleme sonucu ağaç köklerinin suyun azalmasına sebep olduğu anlaşılır ise, bilirkişilerden (ağaçların köklerinden sökülerek kaldırılması dışında) başka şekilde suyun eski akışının sağlanıp sağlanamayacağı yönünde de rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy