(4721 S. K. m. 4, 145) (YHGK. 06.04.2005 T. 2005/3-169 E. 2005/235 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.000.000.000 lira olarak hüküm altına alınmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 E.-235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasının yürürlüğe girdiği 21.7.2004 tarihinden sonra verilmiş olup yıllık nafaka miktarı (farkı) 1.000.000.000 liradan fazladır.
Ancak, mahkemenin 10.6.2005 tarihli kararı ile temyiz talebinin reddine karar verildiğinden red kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında daha önce görülen yoksulluk nafakasının artırılması davasında nafakanın 9.10.2003 tarihi itibariyle 150.000.000 TL'ye çıkartıldığını, ihtiyaca yetmediğini belirterek yoksulluk nafakasının 350.000.000 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalının gelirinde bir artış, davacının ekonomik durumunda bir gerileme olduğuna dair davacının delil ibraz etmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
MK'nun 145/4 maddesine göre, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin önceki davada nafaka 9.10.2003 itibariyle 150.000.000 TL'ye çıkartılmıştır.
O halde mahkemece 1 yıl 4 ay öncesi için takdir edilen yoksulluk nafakasının kadının ihtiyaçlarının artması, paranın satın alma gücünün azalması ve MK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak uygun bir miktarda artırılması gerekir. Kaldı ki mahkemenin kabulünün aksine davalının geliri (maaşı) önceki davaya göre aynı kalmamış, artmıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy