(1086 S. K. m. 288, 290) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile arsa satışı konusunda anlaştıklarını ve bu nedenle kendisine 1.600.000.000 lira verdiğini, ancak tapunun hisseli olması nedeniyle tapu kaydının devredilemediğini ödediği paranın iadesi için yürütülen icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, arsa alımından davacı tarafın vazgeçtiğini aldığı parayı da iade ettiğini bu konuda belgesi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispat ile yükümlüdür (MK madde 6).
Davalı, akdi ilişkiyi inkar etmeyip parayı aldığını ancak davacıya iade ettiğini savunduğuna göre geri ödemeyi ispat yükümlülüğü davalıya aittir.
Bir vakıanın takdiri delil (mesela tanık) ile ispatı caiz değilse (HUMK. 288 ve 290) ve o vakıa kesin delillerle ispat edilememişse ispat yükü kendisine düşen taraf diğer tarafa yemin teklif edebilir.
Davalının davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hususu hatırlatılmak suretiyle oluşacak sonuca uygun şekilde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy