(818 S. K. m. 161)
Dava: Dava dilekçesinde 2.180-YTL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 01.05.2007 gün ve 2007/6720-7021 sayılı ilamında davalıya karar tebliği 19.03.2007 olduğu halde sehven 10.03.2007 kabulü ile temyiz isteminin süreden reddine karar verilmesi maddi hataya müstenit olup, davalı vekilinin 20.7.2007 havale tarihli dilekçesinin kabulü ile anılan süreden ret kararının kaldırılması ve temyiz isteminin süresi içerisinde bulunduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, emlak komisyonculuğu yapan müvekkilinin davalı ile yaptığı komisyon sözleşmesi gereğince süresi içerisinde müşteriyi hazır ettiği halde davalı satıcının tapu dairesine gelmemesi nedeniyle satışın gerçekleşmediğini ileri sürerek satıcı ve alıcının ödemesi gereken komisyon ücreti toplamı 2.180,00-YTL. ile sözleşme özel şartı gereğince aylık % 10 gecikme cezasının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, B.K.161 uyarınca hakim taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olup olmadığını resen incelemek, fahiş ise ceza miktarının tenkis etmekle görevlidir. Cezai şartının indirilmesini gerektiren hallerde, hakim her şeyden önce alacaklının menfaatini göz önünde tutmalı, menfaatlerin ne dereceye kadar ihlal edildiğini araştırmalı, davalının kusurunun ağırlığını ve tarafların içinde bulunduğu durum göz önünde tutmalıdır. Ceza alacaklının uğradığı zarar ile ihlal edilen menfaatlerle makul bir surette mütenasip olmalıdır.
Mahkemece, bu yönde inceleme ve araştırma yapılmaksızın sözleşme ile belirlenen aylık %10 oranında gecikme cezasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Öyleyse, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmalı, bu konuda inceleme yapılmalı ve BK.161.maddesi gereğince cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği konusu kararda tartışılmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy