3. Hukuk Dairesi 2008/10463 E., 2008/12256 K.
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde iade-i muhakeme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı belediye tarafından 01.03.1998-31.05.2001 dönemi için davacı aleyhine açılan ecrimisil davasının (Bakırköy İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi)'nin 2001/497 E.-2003/1066 K. sayılı ilamı ile kısmen kabulüne, 12.900 YTL/nin tahsiline karar verildiğini ve Üçüncü Hukuk Dairesi'nin 09.03.2004 tarihli ilamı ile onandığını, buna rağmen bu davayı takip eden 01.06.2001-31.10.2002 dönemi için açılan ecrimisil davasının (Bakırköy Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi)'nin 2002/929 E.-2005/175 K. sayılı ve 01.11.2002-31.08.2003 dönemi için açılan 3. ecrimisil davasının (Bakırköy Altıncı Asliye Hukuk Mahkemesi)'nin 2006/175 E.-272 K. sayılı kararı ile davaların reddine karar verildiğini ve Üçüncü Hukuk Dairesi'nin onama ilamları sonucu kesinleştiğini belirterek birinci ecrimisil kararı ile diğerlerinin çeliştiğini, tarafları, konusu ve aynı yer ile ilgili çelişkili kararların bulunması nedeniyle birinci 2001/497 E.- 2003/1066 K. sayılı kararın HUMK'nın 445. maddesi gereğince iade-i muhakeme yolu ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevabında; dava konusu kıyı dolgu yerlerin 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 159. maddesi gereğince hüküm ve tasarrufu büyükşehir belediyelerine bırakıldığını, bu nedenle birinci kararın doğru olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile Bakırköy İkinci Asliye Hukuk Mah-kemesi'nin 200İ/497 E.-2003/1066 K. sayılı birinci kararın sonraki kararlar ile çelişmesi nedeniyle HUMK'nın 455/10. maddesi gereğince iade-i muhakeme ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından davalı belediye tarafından davacı aleyhine açılan üç ecrimisil davasından birinci davanın mahkemece kabulüne, diğerleri yönünden davaların reddine karar verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan fevkalade bir kanun yoludur.
Yargılamanın iadesi sebepleri HUMK'nın 445. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır.
HUMK'nın 445/10. maddesine göre tarafları, dava sebebi ve konusu (müddeabihi) aynı olan bir dava hakkında verilen hükme aykırı yeni bir hüküm verilmesine sebep olabilecek bir madde (kanuni dayanak) yokken, aynı mahkeme veya başka bir mahkeme tarafından önceki (birinci) hükme aykırı ikinci bir hüküm verilmiş bulunması, yargılamanın iadesi sebebidir.
Ancak, tarafları, dava sebebi ve müddeabihi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı kesinleşmiş iki hüküm bulunması halinde, birinci hüküm lehine olan taraf HUMK'nın 237. maddesinde açıklanan kesin hükmün sonuçlarından istifade etmektedir.
Kesin hüküm nedeniyle önceki günlü kesinleşmiş karar HUMK'nın 237. maddesi hükmünce tarafları bağlar. Bu nedenle yargılamanın iadesi talebi üzerine, ikinci hükmün iptaline karar verilir (m. 450, II). Bundan dolayı, sadece ikinci hükmün iptali için yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilir, yoksa, birinci hükmün iptali için yargılamanın iadesi istenemez.
Mahkemece; belirtilen nedenlerle ilk hükme karşı ileri sürülen yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.