(818 S. K. m. 486)
Dava dilekçesinde 2.100 + 163,53. YTL faiz alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 15.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 175,00. YTL'den dava dışı kişiye kiraladığı taşınmazın kira bedellerinin ödenmediğini, kiracı ve davalı kefil hakkında başlattığı icra takibine vaki itirazın davalı dışında kaldırıldığını öne sürerek Ekim 2004 - Eylül 2005 arası 12 aylık kira bedeli olan 2.100.00. YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki kefil yazısının kendisine ait olmadığını, davacının talimatı üzerine kiraların site yöneticisine ödendiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 525,00. YTL asıl alacak, 65.17. YTL faiz olmak üzere toplam 590,17. YTL alacağın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, 2.100.00. YTL kira alacağı ve 163,54. YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.267.04. YTL alacağın tahsili için dava dışı kiracı Nurel, Şafak ve davalı Recep aleyhine icra takibi başlatmıştır. Her 3 dosya borçlusunun itirazı üzerine takip durmuş, Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan itirazın kaldırılması davası sonunda itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, Recep hakkındaki davanın yargılama gerektirdiğinden reddine (22.03.2006) karar verilmiştir.
Davalı Recep, kiracı Nurel'e kira sözleşmesi ile kefil olmuştur. Kefalet BK'nun 486. maddesinde belirtildiği şekilde adi kefalettir. Adi kefilden borcun tahsili için belirtilen maddede asıl borçlunun iflas etmesi, hakkında takibat icrası olup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhine Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelinmesi halinde başvurulabilir.
Somut olayda davacı, asıl borçlu hakkında icra takibi yapmış, itirazın kaldırılması kararını almış, icra takibi borçlu hakkında devam etmektedir. Mahkemece davalı kefil hakkında açılan davanın BK. 486. md. hükümleri uyarınca reddi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy