3. Hukuk Dairesi 2008/14340 E., 2008/21698 K. BÜTÜNLEYİCİ PARÇA GENEL SU ÖZEL SU
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 756 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde, suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Küçükçayır Mevkii 19 parsel sayılı taşınmazın tapuda 1/2'şer hisse olarak müvekkilleri adına kayıtlı olduğunu, içerisindeki kaynağın 40-45 yıl önce köy içerisinde yapılmış çeşmeler vasıtasıyla köyün içme suyu ihtiyacını karşılamak üzere kullanıldığını, daha sonra köyün Kalemtaş Mahallesi olarak davalı Harmanlı Belediyesi'ne bağlandığını ve başka bir hattan içme suyu çekildiğini, mahalledeki her evin şebeke suyu olduğu beyanla mahalle tarafından tarımsal amaçlı kullanılmaya başlanan suya (müvekkilinin 100 dönümlük arazisini sulayamaması nedeniyle) vaki müdahalenin önlenmesi ile suyun müvekkillerine teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; suyun 38 yıldır çekişmesiz kullanıldığını, davacıların bu taşınmazı susuz tarla olarak satın aldıklarını, üzerindeki kaynağın ise Kalemtaş Köyü sakinleri tarafından satın alındığını, dolayısıyla davacıların su üzerinde herhangi bir hakları olmadığını, müvekkili belediyenin mahallesine ait suyu davacıların sahiplenmeye çalıştıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu suyun Kalemtaş Köyü (şimdiki mahalle) sakinlerinden 33 kişi tarafından davacılardan önceki malikten harici belge ile satın alındığı, alım satım belgesinde davacıların isim ve imzası yok ise de, o tarihten beri nizasız şekilde mahalle halkı tarafından kullanıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
MK'nm 756. maddesi gereğince; kaynak arzın mütemmim cüz'ü olup, mülkiyeti kaynadığı toprağın mülkiyeti ile birlikte iktisap olunur. Başkalarının arzıjndaki kaynaklardan istifade, ancak irtifak hakkı olarak tapu siciline kayıt ile mülkündür. Suyun kaynadığı taşınmazın içinde kalamayacak miktarda ve malikin ihtiyacının üzerinde bir debiye sahip olması durumunda arzın mütemmim cüz'ü sayılmaz, genel su olarak kabulü gerekir.
Dava konusu suyun çıktığı taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu, suyun debisi ve niteliği itibarıyla özel su sayılıp sayılamayacağı yapılan keşif soıhucu alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği ile belirlenmiştir.
O halde mahkemece, tapu kaydında davalı (veya mahalle sakinleri) lehine irtifak hakkı kurulmuş ve tescil edilmiş bulunmadığına göre, bu suyun kullanımının davalıya bırakılması, dolayısıyla davacı maliklerin yararlanmamasına yol açacak şekilde davanın red edilmiş bulunması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alman temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy