(4721 S. K. m. 175, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı kadın ve yanında bulunan müşterek çocuklar Kamer ve Tuğçenin tedbir nafakalarının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek, davacı kadının tedbir nafakasının aylık 150 YTL. den aylık 500 YTL. ye, müşterek çocukların tedbir nafakalarının aylık 120şer YTL. den, aylık 300er YTL. ye çıkartılması talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında görülen Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/706 Esas 2007/234 Karar sayılı boşanma davasında davacılar lehine nafakaya hükmolunduğu ayrıca tekrar nafakaya hükmolunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan taraflar arasındaki Aydın Aile Mahkemesinin davaya konu 2004/715 Esas, 2005/380 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava tarihi olan 22.6.2004 tarihi itibariyle davacı kadın yararına aylık 150 YTL., müşterek çocuklar lehine 120şer YTL. Den 240 YTL. tedbir nafakasına hükmolunmuş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 29.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Dairemizin 16.06.2008 tarihi geri çevirme kararı üzerine tasdikli örneği gönderilen taraflar arasındaki Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/706-2007/234 K. sayılı boşanma dosyasının incelenmesinde; tarafların boşanmalarına karar verildiği, boşanma davasının dava tarihi olan 12.10.2006 tarihi itibariyle davalı kadın için 150 YTL., müşterek çocuklar Kamer ve Tuğçe için 120şer YTL. Toplam 390 YTL. tedbir nafakasına hükmolunduğu, hükmolunan bu tedbir nafakalarının hükmün kesinleşmesinden itibaren aynı miktarları itibariyle kadın için yoksulluk, çocuklar için iştirak nafakası olarak devamına karar verildiği; bu hükmün davalı kadın tarafından hem boşanma hem de nafaka miktarları yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2008 tarihli 2007/15524 E. 2008/8333 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, henüz onama kararının taraflara tebliğ aşamasında olduğu, hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Somut olayda ise; yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak taraflar arasındaki boşanma dosyası incelenerek ve kesinleşmesi beklenerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mevcut delillere göre; Aydın Aile Mahkemesince 22.06.2004 tarih koşullarına göre hükmedilen nafaka ile, Tekirdağ Aile Mahkemesince hükmedilen nafakanın belirlendiği tarihler dikkate alındığında geçen süre içerisinde doğal olarak davacı kadın ve müşterek çocukların ihtiyaçlarının arttığı, paranın da enflasyona göre alım gücünün azaldığı sabittir. Mahkemece aradan geçen bu süre nazara alınarak nafakaların hakkaniyete uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken reddedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy