(4721 S. K. m. 176)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının artırılması-kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, tarafların 14.05.1999 tarihinde verilen kararla boşandıklarını, dava sırasında taraflarca hazırlanan ve mahkemece onaylanan protokol ile davalı H.in her sene enflasyon oranında artırılmak üzere davacı Ş.e 200 YTL yoksulluk nafakası ödemesine hükmedildiğini, enflasyonu belirleyen kıstaslardan hangisinin esas alındığının kararlaştırılmaması nedeniyle enflasyon oranı olarak belirlenen artış kuralının ilamın infazında tereddüte yol açtığını belirterek artış kuralına uygulanacak kıstasın güncel uygulamaya uyarlı olarak tespiti ile yıllara göre artış oranının belirlenmesini ve 2007 yılı için aylık nafaka miktarının 1.350 YTL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı Ş.ün aylık 1.500-2.000 YTL gelir elde etmesi nedeniyle yoksulluk halinin ortadan kalktığını belirterek davanın reddini istemiş, birleştirilen 2007/615 esas sayılı davasında da; davalı Ş.ün ekonomik durumunun davacı H.ten daha iyi duruma geldiğini bildirerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakasına ilişkin kararlaştırılan artış oranının tespit edilememesi nedeniyle uygulama olanağının bulunmadığı, boşanma sonrasında davacının mali ve sosyal durumunda meydana gelen artışın ise protokol hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı gerekçeleriyle, yoksulluk nafakasının artırılması davasının kısmen kabulü ile nafakanın 350 YTLye çıkartılmasına ve her yıl TEFE oranında artırılmasına, birleştirilen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; tarafların Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/972 E.- 1999/382 K. sayılı ilamı ile protokola dayalı, anlaşmalı olarak boşandıkları, anılan protokole göre; davacı H.in davalı Ş.e aylık 200.000.000 TL yoksulluk nafakası ödeyeceğinin ve nafakanın her yıl enflasyon oranında artırılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı, boşanma davasında hükmedilen nafaka miktarının; kararlaştırılan artış oranına göre günümüze uyarlanmasını istemektedir.
TMK m. 176/3 hükmü uyarınca; tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.
Mahkemece, nafakanın her yıl için enflasyon oranında artırılması şartının; belirsiz olması nedeniyle uygulama olanağının bulunmadığı kabul edilerek her yıl ÜFE (TEFE) oranında artış şeklinde uyarlanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, protokol; boşanma davasının görüldüğü dönemdeki şartlar dikkate alınarak yapılmıştır. Mahkemece; önceki nafakanın kararlaştırıldığı tarihte tarafların gelirleri arasında kurulan denge korunarak, geçen süredeki değişen ekonomik koşullar da gözetilerek, makul bir nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile düşük nafaka takdir edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy