(818 S. K. m. 411, 414) (1086 S. K. m. 74) (4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 30.000.-TL. ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü 16.531,25.-TLnin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı babalarının ortak muristen kalan 1946 parsel sayılı taşınmazın 3. kat 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümleri kiraya verip kira geliri elde ettiğini, kendilerine hiçbir ödeme yapmadığını öne sürerek, şimdilik 30.000,00.-TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kiraya verdiğinden davacıların haberi ve rızası olduğunu bildirerek, yersiz ve fahiş olan talebin reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile toplam 16.531,25.-TL. ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötüniyetli ve haksız işgalcinin ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat (TMK 995. md.) olduğuna göre, davalının ecrimisilden sorumlu tutulabilmesi için öncelikle hiçbir akti ve hukuki dayanağı olmadan kötü niyetli olarak paydaş olunan taşınmazı kullanması ya da kullandırması gerekir. HUMKun 74. maddesi uyarınca olayları izah taraflara, hukuki nitelemede bulunmak Hakime ait bir görevdir.
İstem, ecrimisil değil vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca tahsil talebi olarak kabul edilmelidir.
Uyuşmazlıkta davacılar, davalı ile birlikte paydaş oldukları taşınmazların davalı tarafından kiraya verilerek alınan kira parasından paylarına düşenin ödenmediğini ileri sürerek, ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Bu durumda dava, niteliği itibariyle paydaşın taşınmazı 3. kişilere kiraya vererek elde ettiği menfaatin (payına hasren devri ) istemidir.
BKnın 411. maddesi uyarınca başkası namına tasarrufta bulunan kimse her türlü ihmal ve ihtiyatsızlıktan mesuldür. Aynı yasanın 414. maddesine göre kendi menfaati için yapılmamış olsa bile iş sahibi yapılan işten hasıl olan faydaları temellük hakkını haizdir. Temellük ettiği faydalara göre, işi yapan kimsenin masrafını tazmin ve yapmış olduğu taahhütlerden onu tahsil eder.
Davalı babanın BKnın 411. maddesi uyarınca elde ettiği kira gelirini iade etmesi gerekir. Bir kimsenin başkasına ait olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda bulunduğu bir taşınmazdaki bir kısım payları kendi malıymış gibi kiraya verip paralarını toplamış olması nedeniyle hak sahibinin o kimseden payına düşen kiraların alınması için açacağı davada bir vekaletsiz iş görme ilişkisi bulunduğundan BKnın 414. maddesi hükmü uygulanır.
Davalı, davacılarla paydaş olduğu taşınmazları kiraya vererek yararlanmaktadır. Vekaletsiz iş görme hükümlerine göre elde ettiği kira parasını davacıların payı oranında iade etmekle yükümlüdür. Davalı, 20.03.2004 tarihli 3. kat 10 nolu daire ile ilgili kira sözleşmesini ibraz etmiş, 1 yıl süreli sözleşmede aylık kira bedeli 170.000.000.-TL. olarak kararlaştırılmıştır. Davacı taraf, dairelerin aylık getirişinin 500,00.-TL. olabileceğini dava dilekçesinde belirtmiştir. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda 27.12.2000-26.12.2005 dönemine ilişkin serbest piyasa koşullarına göre toplam ecrimisil miktarı 2 daire için 22.041,66.-TL. olarak hesaplanmış; davalı payı 5.510.41.-TL. mahsup edilerek 3.306.25er TLden 16.531,25.-TL. davacıların payına isabet ettiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davalının dava konusu taşınmazlara ait kira sözleşmeleri getirtilerek bu sözleşmeler esas alınarak kira tespiti hükümlerine göre kira gelirleri hesaplanıp, (ecrimisil hesabı ile değil) davalının sorumlu olduğu miktarın bilirkişilerce tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususları gözönüne almayan tek yanlı artışlarla serbest piyasa koşullarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy