3. Hukuk Dairesi 2008/3242 E., 2008/11757 K. HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İSTİRDAT DAVASI NAFAKA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME
2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 72 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 101 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde toplamı 31.144,64 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar evli İken, Karşıyaka Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/876 E.- 2001/302 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını; müşterek çocukların velayetinin davalı anneye verildiğini ve çocuklar için aylık toplam 200 YTL nafakaya hükmedildiğini, davalının açtığı nafaka artırım davası sonucunda da 31.05.2002 tarihinden itibaren aylık toplam 700 YTL'ye çıkartıldığını; bu arada, davacı tarafından; velayetin kendisine verilmesine ilişkin 04.11.2002 tarihinde açılan davanın sonuçlandığını, Yargıtay aşamasından geçerek 28.02.2005 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen bu kararla çocukların fiilen davacı baba yanında kaldığının tespit edildiğini; buna rağmen, davalının; hakkını kötüye kullanarak takdir edilen; nafakayı icra tehdidi ile davacıdan tahsil ettiğini, böylece sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek; velayetin değiştirilmesi istemli davanın açıldığı tarih olan 04.11.2002 tarihinden sonra yatırılan 19.831,30 YTL ile işlemiş faizi olmak üzere toplam 31.144,62 YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 18.477,76 YTL asıl alacak ile 9.162,11 YTL dava tarihine kadar İşlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 27.639,87 YTL alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, boşanma sonucunda velayeti davalıya verilen müşterek çocuklar için hükmedilen nafakanın; çocukların fiilen davacı baba yanında kalmasına rağmen, haksız olarak davalı tarafından icra yoluyla tahsil edildiği ileri sürülerek; (velayet davası açıldığı tarihten itibaren) ödenen nafakanın istirdadı istenilmektedir.
Karşıyaka Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/877-2001/302 sayılı kararı ile çocukların velayeti davalı anneye verilmiş, bu davada iştirak nafakasına da hükmedilmiş, icra takibi sonucunda ilama dayanılarak dava konusu nafaka tahsil edilmiştir.
Karşıyaka Birinci Aile Mahkemesi'nin 2003/2554-2004/944 sayılı ilamı ile bu kez çocukların velayeti anneden alınarak davacı babaya verilmiş, bu davada çocukların babanın yanında olduklan da saptanmıştır.
Kural olarak kesin hüküm nedensiz zenginleşmeye engel teşkil eder.
Ancak, iştirak nafakasının hükmedildiği Karşıyaka Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/876-2001/302 sayılı davasında lehine nafaka hükmedilen kişi çocuktur. Davada, davalı anne kanuni temsilci olup, taraf sıfatına sahip değildir. Bu bakımdan nedensiz zenginleşmeye engel teşkil eden bir kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Ancak, İcra İflas Kanunu'nun 72/7. maddesinde de "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 04.11.2002 tarihinden 21.04.2005 tarihine kadar geçen sürede ödenen nafaka miktarı hesaplanmış, mahkemece de bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa yukanda açıklandığı gibi, davacı; İİK'nın 72. maddesine göre ödediği parayı ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde dava edebilir.
Maddede öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup, re'sen mahkemece dikkate alınması gerekir. Davacı, nafakanın ödeme biçimine göre dava tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içerisinde ödediği nafaka miktarının istirdadını talep edebilir. Bu husus gözetilmeden, velayet değişikliği davasının dava tarihinden itibaren ödenen nafakaların istirdadı cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bundan ayrı, dava nedensiz zenginleşmeye dayanan iade davasıdır. Davalının BK'nın 101. maddesi uyarınca davalının mütemerrit olduğu saptanmadan nafakanın Ödendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yukanda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene İadesine, 24.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy