(818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Dava dilekçesinde 61.440.00 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalı Bahadır Gençal aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı Huzur Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhindeki davanın ise kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek. Av. Oktay Gerçeker geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesi ile; davalıların (kiracının), 01.01.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı yerin dışına çıkarak (çatı katı yaparak) taşınmazı kullandığının tesbit edildiğini; mülk sahiplerinin ve tereke temsilcisinin muvafakatı alınmadan yapılan çatı katı için ecrimisil ödenmesi gerektiğini iddia ederek; 2002-2006 yılları için toplam, 61.440.00 YTL ecrimisil bedelinin gecikme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, tereke temsilcisi olduğunu doğrular bir belge dava dilekçesine eklenmediğinden; davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddi gerekeceğini, davalılardan Bahadır Gençal'ın sözleşme hükümlerinden yararlanarak mecurun kullanımını Huzur Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye terk ettiğini; bu nedenle, bu davalı hakkında açılan davanın da husumetten reddi gerektiğini; davanın esası bakımından da, kullanılan yerin kira sözleşmesi kapsamında, kiracıya tanınan haklar çerçevesinde kullanıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ... Tüm tesbitler doğrultusunda dava konusu yerin kira sözleşmesinde kiralanan yerler arasında sayılmadığı sabit olduğundan ve sözleşmede tanınan, bina içinde tadilat yapma hak ve yetkisinin kapsamının çatı katı ile genişletilmesinin mümkün olmadığı sabit olduğundan, haklı bir nedene dayanmayan işgal nedeniyle davalılardan Huzur Giyim San. Ve Tic. A.Ş.nin ecrimisil ile sorumlu olduğu kanaatine varılarak; bilirkişi kurulu raporunda belirlenen ecrimisil yönünden davanın kabulü gerekmiştir, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Bahadır Gençal aleyhinde açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, somut olayda; davalının, kiraladığı binanın çatı katına projeye aykırı olarak, kullanabileceği (ekonomik fayda sağlayabileceği) yapılar yaptığı, yemekhane ve depo olarak yararlandığının tesbit edilmiş olmasına ve dolayısıyla da davacının bir zararının doğduğunun anlaşılmış olmasına göre, ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; ecrimisil miktarının belirlenmesinde mahkemece yanılgıya düşülmüştür. Zira, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ecrimisil istenen çatı bölümüne girişin yalnız bir alt kattan çıkan merdiven veya asansörle mümkün olduğu, bu çatı arası bölümün davacı tarafından bağımsız olarak başka birinin istifadesine sunulması veya kiraya verilmesi veya davacının kendisi tarafından kullanılmasının da mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Başkasına kiraya verilemeyen ve davacı (mülk sahibi) tarafından da kullanılması mümkün olmayan bir yer ile ilgili sırf davalının buradan yararlandığı nedeniyle; bir başkasına kiraya verilebilseydi getirmesi mümkün olan gelirin ecrimisil hesabına esas alınması doğru değildir. Ayrıca, ecrimisile konu yerdeki yapıların davalı (kiracı) tarafından yapıldığı da gözetilmeli, aylık ecrimisil miktarı ona göre takdir edilmelidir. Mahkemece, ecrimisile hükmedilirken; ecrimisilin haksız fiil benzeri bir dava türü olduğu gözetilerek, BK.nun 42 ve 43. maddeleri de dikkate alınmalıdır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; oluşturulacak bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılarak, yukarıda açıklanan hususlarda rapor almak ve oluşacak sonuç dairesinde, davacının alacağı işgal tazminatının; sebepsiz zenginleşmesine yol açmayacağı, hakkaniyete uygun ecrimisil takdiri ile, belirlenen miktarın hüküm altına alınmasından ibaret olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 550 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy