3. Hukuk Dairesi 2009/18486 E., 2009/20266 K.
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde 460.00 YTL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm kanun yararına bozma istemi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY K ARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 26/2/2008 tarihinde Nallıhan Sulh Hukuk Mahkemesine açılan davada, 4/1/2006 tarihinde veresiye olarak 460,00 TL bedelli motorin alan davalı borcunu ödememiş olmakla, tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; "alacak davasının kabulü ile, masrafların davalıdan tahsiline" karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine "460,00 YTL üzerinden hüküm tesis olunduğuna ve icra inkar tazminatı talebinin reddine" tavzihen karar verilmiştir.
Kesin olan hükümde "icra inkar tazminatı talebi konusunda olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması, davasının kabulüne denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturulması, tesellüm fişi numarasının gerekçede farklı yazılması" doğru görülmediği gerekçesiyle, hükmün kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiştir.
Hükümlerin tavzihi HUMK'nın 455 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, "Hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkralar ihtiva ederse icrasına kadar her iki taraftan biri iphamın tavzihini ve tenakuzun refini isteyebilir". Aynı yasanın 459. maddesine göre ise "İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına müteallik hataları ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istîmaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur. Tashih olunan cihet hüküm üzerine yazılır." Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi, hakim tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip, bunu hükmüne ekleyemez (HGK.2008/11-448 E, 2008/454 K.). O nedenle unutulan talep hakkında tavzih ile hükme ekleme yapılması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
HUMK 417 ve devamı maddeleri uyarınca, yargılama giderleri haksız çıkan tarafa yükletilir. Bu nedenle, kısa kararda yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması, gerekçeli kararda giderlerin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi ve böylece çelişki oluşturulması hali bozma nedeni oluşturmaktadır (10/4/1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İBK).
Ayrıca, Mahkemece, asıl ve yardımcı taleplerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir (HUMK.md.388/son). Bu nedenle davada 460,00 TL alacak için Nallıhan İcra Müdürlüğünün 2007/93 sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava edildiği halde, alacak davası olarak kabulüne karar verilmesi icra inkar tazminatı talebi hakkında karar verilmemesi ve alacak likit olduğu halde inkar tazminatı talebinin kabul edilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bunların dışında, hükme esas alınan tesellüm fişi tarihi 4/1/2006 olduğu halde, gerekçeye 4/11/2006 olarak yazılması da doğru değildir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17/12/2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.