(4721 S. K. m. 747) (743 S. K. m. 671) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Dava dilekçesinde 2.860,00.-TL bedelin istirdadın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili; davalı aleyhine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde geçit hakkı kurulması istemi ile açılan davada geçit bedeli olarak 2.860,00 TL karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiş ise de, kararın infazından önce aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın davalı tarafından satılmış olması nedeniyle infaz mümkün olmadığından geçit hakkı talebinden vazgeçtiklerini, bu nedenle mahkeme veznesine depo edilen bedelin istirdadı yoluyla iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bedelin mahkeme veznesine depo edilmiş ve davalıya ödenmemiş olması, geçit hakkının taşınmazlar leh ve aleyhine kurulmuş olması nedeniyle malikleri bağlamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. (önceki Medeni Kanun'un 671) maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı kurulması istemine ilişkin davada verilen hükmün, taşınmazın davalı tarafından 3. kişiye satılarak devredilmiş olması nedeniyle, infaz kabiliyeti kalmamasından dolayı mahkeme veznesine depo edilen bedelin istirdadına ilişkindir.
Zorunlu geçit hakkı, mülkiyet hakkının Kanundan doğan dolaylı bir sınırlaması olduğundan bu tür sınırlamalar, ancak tapuya kayıtlı ve mülkiyet hakkına konu taşınmazlar için söz konusu olabilir. Bu nedenle geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulur.
Saptanan geçit hakkı nedeniyle ödenmesi gereken bedel, karar kesinleştiğinde yükümlü taşınmaz malikine ödenmek üzere depo edilmektedir.
Somut olayda, davalı Nermin, geçit hakkı davası görülürken, hükümden önce taşınmazı dava dışı kişilere satmış, bu hususu mahkemeye bildirmemiş olmakla hüküm kendisi hakkında kurulmuş, geçit hakkı bedelinin davalı Nermin Başarıra ödenmesine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu el değiştirmekle verilen hüküm infaz ettirilememiş, davacı tarafından geçit hakkına ilişkin davanın görüldüğü Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak infaz edilemeyen ilamın infazından vazgeçmeleri nedeniyle veznede bulunan paranın iadesi istenilmiş, mahkemece hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle talep reddedilmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra (dava devam ederken), dava konusu olan mal ve hakkın (müddeabihin) bir başkasına (üçüncü) kişiye devredilmesi (temlik edilmesi) mümkündür. Bu husus HUMK'un 186. maddesinde düzenlenmiş olup, bu durumda karşı tarafa seçimlik hak tanınmış ise de bu davada hüküm esnasında bilinmeyen temlik nedeniyle yasal işlem yapılamamıştır.
Geçit hakkı taşınmaz hakkında kurulmaktadır. Ancak, hükmün davada taraf olmayan temlik alanı bağlaması mümkün değildir. Henüz infaz edilemeyen ilam tapuya da şerh edilmemiştir.
O halde, taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle davada taraf olmayan yeni malike karşı ileri sürülemeyecek olan hükümden dolayı depo edilen bedelin, davalıya ödenmesi mümkün olmadığına ve uzun süredir davalı tarafından alınamamış olması nedeniyle mahkeme veznesinde bekletildiği gözetilerek, geçit talebinden vazgeçen, davacıya ödenmesine ve davalının zorunlu hasım gösterilmesi nedeniyle yargılama, giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy