(2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava dilekçesinde davalılara ödenen yardım nafakalarının kaldırılması ve ayrıca icra takibi nedeniyle davacının maaşına konan hacizlerin kaldırılması (iptali) istenilmiştir. Mahkemece, davanın nafaka kaldırımı davası olarak değerlendirilerek, davalılardan S. C.'in 250-YTL.lik yardım nafakasının üniversiteden mezun olduğu tarih olan 9.6.2008'den itibaren kaldırılmasına, S. T.'in nafakasının kaldırımı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde, davalıların babası olduğunu, Kocaeli 2.Aile Mahkemesinin 2006/116 E.-2006/258 K. sayılı ilamı gereği oğlu S. C.' için aylık 250-YTL., 2006/117 E.-2006/259 K. sayılı ilamı gereği oğlu S. T. için aylık 200-TL.yardım nafakasına hükmolunduğunu, bu hükmolunan nafakaları, takdir edildikleri 24.02.2006'dan 2007 yılı Temmuz ayına kadar, her ay düzenli olarak oğullarından S. C.'in Vakıfbank hesabına (ikisini birden) yatırdığını, emekli olduğundan dolayı da son yedi ayın nafakalarını yatıramadığını, davalılara sadece yedi aylık nafaka borcu bulunduğunu, buna rağmen davalılardan S. tarafından Kocaeli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/324 E. sayılı, davalılardan S. T. tarafından da 2006/3248 E. sayılı dosyası ile hakkında icra takibi yapıldığını kendisinin bankaya yapmış olduğu ödemeler icra takibi sırasında nazara alınmadan, hiç nafaka ödenmemiş gibi davalı S.'nın nafaka alacağı 4800-TL.için maaşına haciz konduğu, borcu olmadığı halde maaşından birikmiş nafaka kesintisi yapıldığını, davalı S. T.'in nafaka alacağı 4.564,40-TL.için maaşına haciz konduğu borcu olmadığı halde maaşından birikmiş nafaka kesintisi yapıldığını, bundan dolayı da mükerrer nafaka ödemek zorunda bırakıldığını ileri sürerek, icra takipleri nedeniyle haciz dolayısıyla maaşından yapılan kesintilerin durdurulmasını, hacizlerin iptaline, ayrıca, davalıların eğitim hayatlarının sona erdiğini, çalışma imkanlarının bulunduğu, kendisinin de emekli olduğundan gelirinin azaldığını, nafakaları ödemede zorlandığını ileri sürerek te nafakaların kaldırılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, nafakaların kaldırılması yönünden, davalılardan S. C. için takdir edilen nafakanın üniversiteden mezuniyet tarihi olan 09.06.2008'den itibaren kaldırılmasına, davalılardan S. T.'in nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, diğer talepler (haczin iptali) yönünden ise, kısa kararda ve sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş, ancak gerekçeli kararın gerekçe kısmında "davanın, nafakanın kaldırılması davası olarak değerlendirilerek, kaldırma davasının kesinleşmesinden sonra ancak haczin iptaline karar verilebileceği, şimdilik haciz yazısının iptaline ilişkin karar verilmesine gerek olmadığı, ayrıca bu hususun (haczin iptali) icrayı ilgilendirdiği, mahkemece değerlendirilmesinin mümkün olmadığı" şeklinde karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davaya konu nafakalar Kocaeli 2. Aile Mahkemesince 24.02.2006 tarihi itibariyle hükmolunmuştur.
Dava dilekçesinde bahsi geçen ve davacı tarafından dosyaya sunulan davalılardan S. C.'e ait Vakıfbank hesabına davacı tarafından yatırılan dekontların incelenmesinde de; nafakaların takdir edildiği Şubat 2006 ile Temmuz 2007 tarihleri arasına ilişkin (bu tarihlerde dahil) aylık 450-TL.lik ödemeler olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizin geri çevirme kararına istinaden istenen davalılara ait (davacı hakkındaki) icra dosyalarının incelenmesinde;
Kocaeli 2.İcra Müdürlüğünün 2006/3249 E. sayılı icra dosyası ile davalılardan S. tarafından davacı aleyhine 07.06.2006 takip tarihli 250-TL.aylık nafaka ve 850-TL.birikmiş nafaka toplamı 1.100-TL.nafaka alacağı için ilamlı icra takibi yapılmış icra emri borçluya (davalıya) 21.6.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, davalının (alacaklının) 28.1.2008 tarihindeki müracaatı üzerine de icra müdürlüğünce 28.1.2008 tarihinde borçlunun birikmiş nafaka borcu olarak maaşına 4.800-TL.lik haciz koydurulmuştur.
Kocaeli 1.İcra Müdürlüğünün 2006/3248 sayılı icra dosyası ile de davalılardan S. T. tarafından davacı aleyhine diğer davalı S.'nın icra dosyası gibi aynı icra takip tarihli, aynı miktarlı, aynı icra emri tebliğ tarihli aynı haciz tarihli davalının maaşına 4.565,40-TL.lik haciz koydurulmuştur.
HUMK.74. ve devamı maddeleri gereği olayları izah taraflarca hukuki niteleme hakime ait bir görevdir.
Somut olayda ise; tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı icra takibi dışında, mevcut nafakaların takdir edildiği Şubat 2006'dan, Temmuz 2007 tarihine kadar (emekli olduğu zaman) olan kısmını davalılardan oğlu S. C.'in Vakıfbank hesabına ikisini birden ay ay yatırdığını, sadece 7 aylık borcu kaldığını, bankaya yatırılan miktarların icra takipleri sırasında takiplerden düşürülmesi gerekirken hiç ödeme yapılmamış gibi icra takibine devam edilerek birikmiş nafaka borcu olarak maaşına haciz koydurulduğunu ve maaşından birikmiş nafaka kesintisi yapıldığını, bu şekilde de borcu olmadığı halde nafakaların mükerrer olarak tahsil edildiğini ileri sürerek maaşındaki haczin iptalini istemiştir. Dava bu niteliği itibariyle İcra İflas Kanunu 72.maddesi kapsamındaki menfi tesbit davasıdır. Mahkemece bu talep (menfi tesbit) ile ilgili olumlu ve olumsuz bir karar verilmeden davanın sadece nafaka kaldırımı davası olarak nitelendirilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan, davacı tarafın haczin iptali talebi ile ilgili olarak ta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyip, gerekçe bölümünde yukarıda bahsedildiği şekilde karar verilerek HUMK.388/son maddesine aykırı ve ayrıca çelişki oluşturacak şekilde de hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy