(4721 S. K. m. 175)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (k.davacı) vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 438.maddesindeki koşullar oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı kadının sigortasız işe girmesi nedeniyle ödenen 150-YTL. yoksulluk nafakasının kaldırılması, karşı davada ise yoksulluk nafakasının aylık 500-YTL.ye artırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hükmü davalı(k.davacı) vekili temyiz etmiştir.
TMK.nun 175.maddesinde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir, 176/IV.maddesinde ise, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği hükmü getirilmiştir.
Nafaka miktarının değiştirilmesi ya da kaldırılması isteklerinin, gelişip değişen şartlar ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi icap eder.
HGK.nun 7.10.1998 gün, 1998/656-688 sayılı ilamında "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi vurgulanmıştır. Ayrıca, HGK.nun yerleşik kararlarında, "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasına engel kabul edilmemiştir.
Taraflar arasında görülen İstanbul 2.Aile Mahkemesine ait 2004/361 E.-2005/440 K.sayılı davada davacı kadın lehine yoksulluk nafakasının aylık 60-YTL.den 150-YTL.ye artırılmasına, nafakanın kaldırılması talebine yönelik karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm onama ilamı ile 8.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Davada, davacı (k.davalı) kocanın Kuveyt Bank'da çalıştığı, aylık 3.600-YTL. maaş aldığı, davalı (k.davacı) kadının ise 2007 yılından beri part-time bir işte çalıştığı, işyeri yazısına göre haftada 2-3 gün çalıştığı ve 150-200-YTL. aylık aldığı, davalı tanıklarının ifadelerine göre davalı kadına işyerinde elbise vs. yardımda bulundukları anlaşılmaktadır. Ayrıca, üç yılı aşkın bir süre önce takdir edilen 150-YTL. yoksulluk nafakasının; paranın yüksek enflasyon nedeniyle satın alma gücünü yitirmesi ve davalının ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda, en azından değerinin düştüğü bir gerçektir.
Davalı(k.davacı) kadının çalışarak elde ettiği gelir ile aldığı nafaka miktarı toplamının davalıyı yoksulluktan kurtaracak nitelikte bulunmadığı açıktır.
Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek asıl davanın kabulü ile nafakanın kaldırılmasına, karşı davanın ise davalı (k.davacı)nın fazla harcama yaptığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy