(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan anlaşmalı olarak boşandıklarını, yaptıkları protokol gereğince davalıdan herhangi bir nafaka talebinde bulunmamış is de, davalının protokoldeki taahhütlerini yerine getirmediğinden, kendisi aylık 400 YTL yoksulluk nafakasının bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki protokolde davacının nafaka talebi olmadığını, davacı nafaka taleplerinin taraflar arasında görülüp kesinleşen boşanma davasında feragat etmiş olduğundan istemin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
MK'nun 134/3. maddesinde düzenlenen boşanmanın unsurlarından biri de tarafların "boşanmanın mali sonuçlarında da" anlaşmış olmalıdır. Mali sonuçlar yoksulluk nafakasını da kapsamaktadır. Tarafların anlaşarak boşanmalarında yoksulluk nafakası talep edilmemişse ve karar yoksulluk nafakasını içermiyorsa taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğundan sonradan yoksulluk nafakası istenemez.
Ancak, taraflar arasında yapılan boşanma protokolünün 5.maddesinde, davacının davalıya ait iki adet konutta ölünceye kadar oturmasına müsaade edileceği, 6.maddesinde de davalıya ait bir tarlanın mahsulünden yararlanacağı kararlaştırılmış, protokolün 8.maddesinde "başkaca nafaka" talep edilmeyeceği konusunda taraflar anlaşmışlardır. Taraflar arasındaki protokolün 5 ve 6.maddesinde üstlenilen gelir sağlama borcunun ihlal edilmesi durumunda nafaka alacaklısı bu nafakanın aylık irat şekline dönüştürülerek ödenmesini talep edebilir. Bu itibarla protokolün 5 ve 6.maddesindeki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği araştırılmadan davacının yoksulluk nafakası talep hakkı olmadığından bahisle, eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2009 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy