(4721 S. K. m. 995) (818 S. K. m. 410)
Dava ve Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, hissedar olduğu taşınmazın davalı tarafından kiraya verilip kira bedellerinin davalı tarafından toplandığını, davalının aldığı kira gelirlerinden vermediğini öne sürerek 10.08.2004 - 31.12.2006 dönemi için 28.450,00 YTL ecrimisilinin tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı, evlatlığı olan davacının 1 dükkanın (telefoncu) kirasını aldığını, 1 dükkan ve 1 daireyi kullandığı halde intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden ecrimisil istenemeyeceğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 23.343,00 YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirlerinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece resen araştırılarak saptanması gerekir.
Üçüncü kişilere kiraya verilerek elde edilen gelirlerin iadesi BK. Md.410 uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre istenebilir. Bu halde intifadan men koşulu aranmaz.
Ancak, somut olayda bir daire ve bir dükkanı davalının kullandığı anlaşılmaktadır. Dava tarihinden önce davacı tarafından, taşınmazın kullanılması yönünde davalıya çekilmiş bir ihtarname bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davalı, davacının aldığını kabul ettiği ve tanık beyanlarında telefoncu Ümit olarak ifade edilen kişiden tahsil edilen kira paraları yönünden takas talebinde bulunmuş ve taşınmazda hissedar olan Vakıflar idaresine ödediği paradan da davacının hissesine düşeni ödemediğini savunmuştur.
Mahkemece intifadan men olgusunun dükkan ve daire için ayrı ayrı araştırılması, davalının savunması üzerinde durularak, takas ve mahsup defi de değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy