(4721 S. K. m. 9, 10)
Dava: Dava dilekçesinde ve birleşen davada; vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; murisin 1993'te Çayeli Noterliğinde düzenlenen vasiyetname ile bilumum taşınmaz mallarını davalılara vasiyet ettiği, ancak vasiyetname tanzim tarihinde 81 yaşında olan murisin akli melekelerinin tam yerinde olmadığı, vasiyetname tanzimi sırasında akıl ve ruh sağlığı konusunda rapor vermeye yetkili olmayan pratisyen bir hekimden rapor alındığı, ayrıca vasiyetnamenin 2007 yılında açılıp davacılara tebliğ edildiği ileri sürülerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Birleşen davada da davacı A. G. tarafından aynı gerekçelerle vasiyetnamenin iptali istenilmiştir.
Mahkemece; davacı tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiği, bu nedenle dikkate alınamayacağı, ayrıca vasiyetname tanzimi sırasında Çayeli Merkez Sağlık Ocağından murisin akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki ehliyetsizlik sebebine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Vasiyetçi 1912 doğumlu olup, vasiyetnamenin düzenlendiği 26.08.1993 tarihinde 81 yaşındadır. Davacı tanıklarından biri vasiyetname tarihinde murisin yalnız kalamadığını, acıksa bile yiyecek isteyemediğini, aklının başında olmadığını, kendisini bile tanıyamadığını beyan etmiştir. Diğer tanığın ise murisin sağlığı hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, hukuki ehliyet durumunun doktor raporu ile kanıtlanması esas olup, tanık beyanları bu durumun saptanmasında nazara alınabilecek birer veridir. Bu nedenle mahkemece davacı taraftan murisin vasiyetname tarihindeki sağlık durumunu gösterir hastane kayıt, reçete, rapor, sağlık karnesi v.s gibi deliller resen sorulup istenmeli, vasiyetname tanzimine esas alınan sağlık ocağı raporu da celp edildikten sonra dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek vasiyetname tanzim tarihinde murisin hukuki ehliyete sahip olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmelidir.
Belirtilen bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy