(818 S. K. m. 44, 98, 162) (6570 S. K. m. 11) (YHGK. 22.03.2006 T. 2006/6-89 E.2006/89 K.)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 6.500 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada, davacı kiracı tarafından 25.02.2005 gün ve bir yıl süreli kira sözleşmesi gereğince kullanılan taşınmazın tayininin çıkması sebebiyle 11.04.2008 gününde tahliye edilmek zorunda kalındığı ve erken tahliye sebebiyle davalı kiralayanın aleyhine 9 aylık kira bedeli 6500,00 TL için takip yapıldığı, zorunlu sebeple taşınmazın tahliye edildiği ileri sürülerek bu miktar kira borcu bulunmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın anahtar teslim tarihinin 14.05.2008 olduğu ve kiracı davacının bu tarihe kadar olan kira bedelinden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 5416,67 TL borçlu olmadığının tespiti cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı (kiralayan) tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında kira ilişkisi 25.02.2005 gününde başlamış olup, 6570 s. kanunun 11. maddesi hükmü gereğince birer senelik sürelerle yenilenmiştir. Taşınmazın, kira süresinin bitiminden 9 ay önce 14.05.2008 gününde boşaltıldığı tarafların kabulündedir. Kural olarak, davalı, kira sözleşmesi süresince kiraladığı taşınmazın kira bedellerinden sorumludur. Yine, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 8. maddesinde; kiracının erken tahliye halinde kontrat bitim gününe kadar olan kira bedellerini mal sahibine ödeyeceği düzenlenmiştir.
Sözleşmede kiralananı süre bitmeden tek taraflı olarak tahliye etme hak ve yetkisi kendisine tanınmayan kiracının, kiralayanın bilgisi ve rızası olmaksızın, haklı bir nedene de dayanmaksızın kira süresinin bitiminden önce kiralananı tahliye etmesi sözleşmeye aykırı davranış sayılır; Böylesi halde kiracı kiralayanı bu yüzden uğradığı zararı tazminle zorunludur. Ne var ki, BK.nun 98. maddesi yollamasıyla sözleşmelerde de uygulanması gereken 44. maddesi uyarınca kiralayan da, kiralananı aynı koşullarla yeniden kiraya vermek konusunda gereken çabayı göstermeli ve böylece zararın artmasına sebebiyet vermemelidir. Aksi takdirde artmasına sebep olduğu zarar tutarını kiracıdan isteyemez. Ancak, taraflar bu kuralın dışında bir kararlaştırmada yapabilirler; Sözleşmeye kiralananın erken tahliyesi halinde, kiracının kira süresinin sonuna kadar işleyecek kira paralarının tümünden sorumlu olacağı yolunda hüküm konulabilir; Bu nitelikteki bir hüküm ceza koşulu niteliğindedir (YHGK. 22.03.2006 tarih ve 2006/6-89 E.2006/89 K.), geçerlidir ve tarafları bağlar. Ancak, bu durumda BK.nun 162/son maddesi çerçevesinde ceza koşulunun indirilmesi söz konusu olabilir.
Mahkemece, yukarda açıklanan nedenler üzerinde durularak, bilirkişi incelemesi yaptırılması ve taşınmazın aynı şartlarda ne kadar sürede kiraya verileceğinin, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli raporla belirlenmesi ancak taraflar sözleşmede ceza koşulu kararlaştırdıklarından belirlenen süre ile sınırlı olmaksızın ceza koşulu indirilerek sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy