3. Hukuk Dairesi 2010/6832 E., 2010/7608 K.
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece mahkemenin görevsizliği, dosyanın, Şırnak Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
Davada; genel suya davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; davanın görüldüğü sırada (dava konusu yerde kadastro çalışmaları biterek, davaya konu yerin kadastro tutanağının kadastro mahkemesine devredildiği, Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince bu durumda genel mahkemelerde görülen davaların kadastro mahkemesine devri gerektiği) gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde "Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların mahkemesine re'sen devrolunacağı" hususu düzenlenmiştir.Bu madde hükmü gereğince genel mahkemede görülen davanın kadastro mahkemesine devredilebilmesi için;
1-Bu davanın mahalli mahkemelerde görülmekte olan bir dava niteliğinde bulunması,
2-Davanın genel mahkemelerde kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması,
3-Davanın kadastro mahkemesinin genel görevi içinde bulunması, yani bu davanın Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi hükmü gereğince kadastro mahkemesinin görevine giren nitelikte olması gerekir.
Somut olayda, genel mahkemede görülmekte olan dava "suya vaki müdahalenin önlenmesi" davasıdır. Haksız fiil benzeri olan bu tür davalarda görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi anlamında bu dava kadastro mahkemesinin görevi içinde olmadığından mahkemece, yukarıdaki gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.