(1086 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 248)
Dava: Dava dilekçesinde 15.196.08 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre davalı kiracının 3.2.2009 tarihinde ödemesi gereken 7.598.04 TL kira bedelini ve 3.3.2009 tarihinde ödemesi gerekirken 7.598.04 TL kira bedelini ödemediğinden, toplam 15.196,08 TL kira bedelinin 7.4.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; kira sözleşmesini feshettiklerini bu sebeple davada talep edilen 2. altı aya ilişkin kira bedelinin ödenemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Tahliye istemi ile birlikte açılmayan kira alacağı davalarında mahkemenin görevi H.U.M.K. 8. madde hükümlerine göre alacak miktarı esas alınarak belirlenir. Dava konusu olayda alacak ve istem 15.196,08 TL olup, dava tarihi itibariyle 7.080 TL'yı geçmektedir.
Davanın değeri itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy