MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.911,67 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 2003 yılında davalının kooperatif üyeliğini devraldığını, davalının kooperatif başkanlığına yazdığı dilekçeye göre, hissenin devir tarihine kadar olan borçlarından davalının sorumlu olacağını, kooperatifin 1999 tarihindeki iş kazası nedeniyle maruz kaldığı icra takipleri nedeniyle her üyeye düşen toplam miktar olan 3.911.67 TL'nin davacı tarafından ödendiğini ve bu ödemeler nedeniyle davalıya rücu hakkı bulunduğunu belirterek 3.911.67 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı cevabında, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, her üyenin payına 3.911.67 TL para düştüğü ve bu paranın davacı tarafından ödendiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Bilirkişi raporunda yalnızca her üyeye düşen borç miktarı belirlenmiş olup, Yargıtay denetimine elverişli değildir.Mahkemece, kooperatiften gelen belgeler incelenmek suretiyle davacının ödediği toplam miktarın (tarihler de açıklanarak) denetime elverişli şekilde belirtildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.