MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.800 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; arsa vasfındaki taşınmazın 210 m2’lik kısmının davalıya ait dükkana gelen malların indirme-bindirme-otopark ve anayola çıkış yeri olarak haksız olarak işgal edildiğini ileri sürerek 26.12.2004-26.12.2006 tarihleri arasında toplam 10.080 YTL ecrimisil talep etmiştir.Mahkemece, bozma öncesindeki ilamda davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce; ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.Davada, ecrimisil miktarını tayin ve tespite mahkemece dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre hüküm kurulmasına yeterli değildir.Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK 281.maddesine göre bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Davaya konu yerin emsallerle kıyaslanması yapılmamış olup, dayanılan bilgi ve veriler değerlendirilmemiş olduğundan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.O halde; tapu kaydındaki davalı parsel lehine verilmiş geçit hakkı nazara alınarak, komşu parsellere ilişkin krokiler getirilerek zemine uygulanmalı sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmiş olması doğru görülmemiştir, gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası bozma ilamına uyulması sonucunda mahkemece davanın yine kabulü cihetine gidilmiştir.Somut olayda, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Zira, dava konusu davacıya ait 135 parsel arsa vasfındadır. Davalının kiracısı olduğu parsel 123 parseldir. Bozma sonrası alınan 06/04/2010 tarihli, hukukçu, harita mühendisi ve emlakçı bilirkişi heyeti raporunda; krokilere göre dava konusu olan 135 parselin tamamında, bu parsele açılan komşu parseller (122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129) lehlerine 22/08/1954 tarihli, 4493 yevmiyeli evrakla 769 sayılı dosyada irtifak (geçit) hakkı tesis edildiği ve tapuya tescilli bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece, dava konusu parsel ve yukarıda bahsi geçen geçit hakkı kurulduğu bildirilen komşu parsellere ilişkin ayrı ayrı tüm takyitli tapu kayıtları celb edilerek bilirkişi raporunda bahsi geçen 4493 yevmiye nolu kayıt ve dayanaklarda celb edilip deliller tam olarak toplanıp dava konusu parselin tamamında veya bir kısmında davalı ve diğer komşu parseller lehlerine irtifak hakkı tesis edilip edilmediği, edilmiş ise nitelik ve kapsamları belirlenip ecrimisil şartları oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekirse harita mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, bu konularda ilgili kayıtlar celbedilmeden, araştırma ve tespit yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy