MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 35.400.00 TL ecrimisilin işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davacıların murisi adına kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmazın davalı ... tarafından 01.10.2001 tarihinden itibaren pazar yeri olarak işgal edildiğini belirterek 01.10.2001 tarihinden itibaren fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 59 ay için toplam 35.400,00 TL ecrimisilin işgal tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile taşınmaza yapılan müdehalenin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili dilekçesinde; söz konusu taşınmazın atıl vaziyette olması nedeniyle bu taşınmazı temizleyip düzelterek kullanılmaya uygun hale getirdiklerini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacılara ait taşınmazın haksız olarak davalı tarafça pazaryeri olarak kullandığı sabit olduğundan 22.09.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak 01.10.2001 tarihinden dava tarihi olan 14.09.2006 tarihleri arasını kapsayan dönem için toplam 30.498,00 TL ecrimisilin ve bu dönem için işleyen toplam 18.412,14 TL ecrimisil faizinin davalıdan tahsiline, yargılama sırasında davalının müdehalesinin sona erdiği anlaşıldığından müdehalenin önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır. Bu nedenle ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, ecrimisil miktarının en çoğu tam kar mahrumiyeti en azı ise asgari kira bedelidir.Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda kira geliri üzerinden ecrimisilin belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak (taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak) rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil miktarı ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE(TEFE) artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olamaz. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmadan 2006 yılı için belirlenen 600,00 TL aylık ecrimisil üzerinden geriye doğru hesaplama yapılarak endekslerin tamamının yansıtılması suretiyle ecrimisil bedeli tespit edilmiş ve endeks uygulanmak suretiyle hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulmuş ise de, bu haliyle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. O halde mahkemece; taşınmazın dava konusu ilk dönemde(2001) mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak (taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak) rayice göre belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil miktarını da, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE(TEFE) artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle toplam ecrimisil miktarını saptamak ve hüküm altına almak gerekir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy