MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 25.000 TL ecrimisilin masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Birleşen davada ise; toplam 6.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı - k.davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün ...... okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; muristen intikal eden taşınmazı(dükkanı), davalının kahvehane olarak işlettiğini, hissesine düşeni vermediğini iddia ederek; 5 yıl geriye doğru hissesine düşen 25.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kardeşler arasında alınan karar gereği kahvehaneyi kendisinin çalıştırdığını; ayrıca, intifadan men koşulunun da gerçekleşmediğini ve istenilen ecrimisilin fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada ise; davalının (k.davacının), 04/02/2002 tarihinden 30/08/2005 tarihine kadar kahvehanenin gelirini topladığı, anlaşmaya aykırı olarak davacıların payına düşeni vermediği belirtilerek; rayiç kira bedeli üzerinden 3 yıl geriye doğru (fazlaya ilişkin hak saklı olmak üzere) 3.000'er TL ecrimisilin faiziyle tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece;"....dosyada mevcut 28/02/2001 tarihli anlaşma gereği, gelir tüm hissedarlar arasında paylaşıldığından; davalının haksız şagil durumunda bulunmadığı nedeniyle " asıl davadaki ecrimisil isteminin reddine; birleşen davada ise, davacılar sözleşme gereği paylarını istemiş olduğundan, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-k.davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, birleştirilen davada; asıl davadaki ecrimisil istenen dönemin bir kısmında (04/02/2002- 30/08/2005 tarihleri arasında) davalının(asıl davadaki davacının) geliri topladığı payları dağıtmadığı ileri sürülmüş, mahkemece de; bilirkişi raporunda belirlenen ecrimisile hükmedilmiştir. Oysa, mahkemeninde kabulünde olduğu gibi taraflar arasında kahvehanenin kimin tarafından işletilmesi hususunda mevcut 28/02/2001 tarihli anlaşma bulunmaktadır. Anlaşmanın, bu davada; ecrimisil talep edilen dönemde de geçerliliğini koruduğu kabul edilmelidir. Zira, ecrimisil talep edilen dönem, anlaşmanın yapıldığı tarihten sonraki döneme ilişkindir. Öte yandan, aynı dönemde; ...... Dairesi kayıtlarına göre, davacılardan ... kahveyi işleten(mükellef), davalı (...) ise çalışanı(işçi) olarak gösterilmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; birleşen dava bakımından da, koşulları gerçekleşmeyen ecrimisil talebinin reddine karar vermek olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy