Davacı ... ile davalı Hazine ve müdahale talebinde bulunan ... aralarındaki vasiyetnamenin tenfizi davasına dair ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.06.2011 günlü ve 2009/303 E-2011/283 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 14.02.2012 günlü ve 2011/19500 E-2012/3497 K.sayılı ilama karşı davalı Hazine vekili ve müdahale talep eden ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A YK A R A R I
Davada; muris ...tarafından düzenlenen 17.06.1987 tarihli resmi vasiyetname ile menkul ve gayrimenkul bütün malvarlığını davacı ...'ya bırakması nedeniyle, tek mirasçı olan Hazine tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesi sonucunda vasiyetnamenin tenfizi talep edilmiştir.Yargılama sırasında müdahale talep eden ... tarafından verilen 08.03.2011 tarihli dilekçede, davacı ... ile birlikte düzenledikleri 17.12.2004 tarihli protokol gereğince, muris ...'den intikal edecek malların yarısının ...'e ait olacağı kararlaştırıldığından bahisle davaya müdahil olduklarını belirtmiş, müdahale dilekçesinde karşı taraf olarak sadece ...'nın gösterildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların davacı ... adına tesciline, davacı ile müdahil arasında düzenlenen protokole göre müdahilin hak talep edebilmesi için vasiyetnamenin tenfizinin gerektiği, malların davacıya geçmesinden sonra hak iddia edeceği belirtilerek müdahale talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri ve müdahale talep eden vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 14.02.2012 tarih ve 2011/19500 E-2012/3497 K. sayılı onama ilamına karşı davalı Hazine vekili ve müdahil vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.Davaya konu 17.06.1987 tarihli vasiyetname ile muris ... tarafından tüm malvarlığını davacı ...'ya vasiyet edildiği, muris ...'nin tek mirasçısının Hazine olduğu ve davalı Hazine tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının ise Adli Tıp Kurumu raporuna göre murisin eli ürünü olduğundan bahisle reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.Vasiyetnamenin okunması ile ilgili davanın dava tarihi olan 15.09.2004 tarihinden sonra davacı ... ile müdahale talep eden ... arasında düzenlenen 17.12.2004 tarihli protokolün 2.maddesinde “Muris ... 'den ...'ya intikal eden gayrimenkullerin mahkemece intikaline karar verilmesinden ve tapuda tescilinden sonra ...'nın ½ payının ...'e devredileceği” kararlaştırılmıştır.4721 sayılı TMK'nun 514.maddesine göre mirasbırakan, tasarruf özgürlüğü sınırları içinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ile tasarrufta bulunabilir.Vasiyet genellikle ivazsız bir tasarruftur. Vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın külli halefi olmayıp, cüzi halefi olduğu için, vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanması mümkün değildir. Vasiyet alacaklısının alacak hakkının hukuki sebebi olan vasiyet her ne kadar mirasbırakanın sağlığında yapılıyorsa da, bu bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan, vasiyet alacağı ancak mirasbırakanın ölümü ile doğar. Vasiyet alacaklısı, kendisine vasiyet edilen şey üzerindeki mülkiyet hakkını ancak bu malın vasiyetin yerine getirilmesi (tenfizi) yoluyla kendisi adına tescili sonucunda kazanır. Buna bağlı olarak davada, vasiyet edilen taşınmazlar üzerinde ½ hak iddia eden ...'ün talep hakkı, taşınmazların vasiyet alacaklısı davacı ... adına tescil edilmesinden sonra şahsi bir hak ve ayrı bir dava olarak ortaya çıkacaktır. Kaldı ki, 17.12.2004 tarihli protokolde de bu şekilde anlaşma yapıldığı üzerinde bir uyuşmazlık yoktur.Ayrıca, 6100 sayılı HMK.nun 65.maddesinde “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir” hükmüne göre asli müdahale davasının, ilk davanın davacısı ve davalısına karşı birlikte açılması zorunludur. Çünkü, ancak bu halde mahkeme, asli müdahilin talebini haklı görürse, onun lehine bir karar verebilir. Usulüne uygun biçimde müdahale talebi bulunmazsa, davanın tarafı konumunda bulunması uygun görülmez.TMK. mad.531-549 hükmüyle ölüme bağlı tasarrufların şekilleri düzenleme konusu yapılmıştır.TMK 600.madde hükmünde ise, vasiyetnamenin tenfizi davasının özelliklerini belirtmiştir. Vasiyeti yerine getirme davasının açılabilmesi için bir vasiyet alacaklısının bulunması gerekir. (Ö.Uğur Gençcan-Medeni Hukuk-Ankara 2011.sh.1011.) Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunmuş ise, vasiyet alacaklısının vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olduğundan, vasiyetnamenin tenfizi davası açmak zorundadır.Atanmış mirasçının tenfiz davası açmasına gerek yoktur. Atanmış mirasçılar mirası tıpkı yasal mirasçılar gibi mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Atanmış mirasçılar vasiyetnamenin tenfizi davası açmak zorunda değildir. Atanmış mirasçılar sulh hukuk mahkemesinden almış oldukları mirasçılık belgesi (TMK 598 f.II.) ile vasiyetname konusu taşınmazın adlarına tescilini talep edebileceklerdir.Vasiyetname ayakta kalmışsa vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmış ise ona karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.Vasiyetnamenin tenfizi davası vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. (a.g.e.sh.1062-1064.) Vasiyetnamenin tenfizi davası, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı açılır. Vasiyetnamenin tenfizi davası hasımsız olarak açılamaz. Vasiyetnamenin tenfizi davası pasif husumet ehliyeti olmayana karşı açılamaz.Vasiyetnamenin tenfizi davasına koşulları varsa müdahil olunabilir. (a.g.e.sh.1070-1071) Ancak, müdahale talebi için taraf sıfatına uyulması gerekir. Ayrıca, müdahale talebinde bulunan için hüküm ittihaz olunamaz. (Prof.Dr.Baki Kuru H.M.U.K. 2100. İstanbul sh.3472-3479 c.4) Davaya müdahale talebini içeren 08.03.2011 tarihli dilekçede, karşı taraf olarak ...'ya davasını yöneltmiş, davalı Hazine hakkında müdahale talebinde bulunulmamıştır. Bu durumda, HMK'nun 65.maddesindeki yasal düzenlemeye uyulmadan davaya müdahale talebinde bulunulması usul yönünden de doğru görülmemiştir. Müdahale talebinin reddi bu nedenle de doğru olup, bu yöne ilişkin karar tashihi talebinin reddi gerekir.Bu konuda ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2011 tarih, 2009/303 E.-2011/283 K.sayılı kararın esası hakkında ve müdahale talebinin reddi hakkında kurulan hükmünün, Dairemizin 14.02.2012 tarih, 2011/19500 E.-2012/3497 K.sayılı Onama ilamı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekili ve müdahale talep eden ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin belirtilen nedenlerle REDDİNE, ve 203.00-TL.para cezasının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy