MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 30.03.2011 gününden başlayarak aylık net 326.250,00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu .../... Mahallesinde bulunan mecurda davalının 30.03.2005 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, kiracıya 30.03.2011 tarihinde başlayacak yeni dönem kira parasını net 326,250,00 TL'ye çıkarması için ihtarname gönderdiklerini belirterek, kira parasının 30.03.2011 tarihinden itibaren aylık net 326.250,00 TL (Brüt 407.812,50 TL) olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek, 01.03.2011 tarihinden itibaren aylık kiranın brüt 290.000,00 TL olmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş, davanın niteliği nedeniyle duruşma isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 30.03.2005 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli olduğu için dava konusu döneme ilişkin tespitin hak ve nesafet uygulamasına göre yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kira parasının miktarı yönünden bilirkişilerce yapılacak değerlendirmenin, asıl olarak taraflarca bildirilen ve gerektiğinde re'sen yapılan inceleme sonucunda belirlenen benzer nitelikteki emsal taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri, o sözleşmelerdeki varsa özel koşullar, davaya konu taşınmaz ile emsal olarak değerlendirilen taşınmazların konum, kullanım alanı, yapısal özellikler, sözleşmeyle güdülen amaca uygunluk ve benzeri yönlerden; birbirleriyle benzeşen ve farklı olan unsurları bakımından tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli nitelikte olması; bu bağlamda, değerlendirmeye esas alınan verilerin açıklıkla ortaya konulması ve bu verilerin ne şekilde değerlendirilip, bunun sonucunda hangi kanaate varıldığının da yine açıkça belirtilmesi gerekir.Yani bilirkişi raporunun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak açıklık taşıması zorunludur.Somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde;
Mahkemece, yargılama esnasında keşifler yapılmış; mimar bilirkişi tarafından hazırlanan raporda taşınmazın boş olarak aylık brüt 400.000,00 TL, Mimar, Hukukçu-Mülk sahibi ve Gayrimenkul Danışman Uzmanından oluşan 3'lü bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda aylık brüt 357.000,00 TL kira getirebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı belirtilmek suretiyle; birbiri ile çelişen bu iki rapora dayanarak, hangi raporun hükme esas alındığı belirtilmeden aylık kira hak ve nesafet uygulamasına göre brüt 290.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.Yeterli gerekçesi ve dayanağı bulunmayan, belirlenen kira parası itibariyle birbiri ile çelişen raporlar esas alınarak, hangi raporun hükme dayanak teşkil ettiği gerekçeli kararda açıklanmadan, eksik inceleme ile kira parasının tespiti doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde, mahkemece yapılması gereken iş; inşaat mühendisi, hukukçu ve emlakçı bilirkişilerden oluşacak şekilde yeniden oluşturulacak 3'lü bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak, benzeri işyerlerinin kira sözleşmeleri de getirtilmek suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına uygun olarak ve denetime uygun bilirkişi raporu alınarak, kira parasına etki eden tüm unsurlar karşılastırmalı olarak incelenerek, saptanan duruma göre kiralanan yerin serbest koşullarda (boş olarak) getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra, bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre kira parasını takdir etmek olmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy