MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL ıslahen 71.021,33 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davalı belediyenin yaptığı imar uygulamasının iptali için idare mahkemesinde "imar iptali" davası açtıklarını, idare mahkemesince davanın kabulü cihetine gidilerek imar uygulamasının iptaline karar verildiğini, kararın Danıştay denetiminden geçerek 04.07.2008 tarihinde kesinleştiğini, davalının yargılama sırasında taşınmazı kiraya vermek suretiyle kira geliri elde ederek müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini belirterek; 21.08.2008 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre için 10.000,00 TL, ıslahen 71.021,33 TL alacağın davalı belediyeden tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili savunmasında; müvekkilinin taşınmazı işgal etmediğini, mülkiyetinde bulunan yeri kiraya verdiğini bu sebeple sebepsiz zenginleşme iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde talebinin haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmesini yapmak hakime aittir.Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdüğü maddi olaylar, sonuç ve istemlerle bağlıdır. Tarafların dayandığı kanun hükümleri ve onların nitelendirmeleriyle bağlı değildir. Bunun doğal sonucu olarak hakim, kanunları doğrudan doğruya uygulayarak iddia ve savunmadaki sonuç ve istemleri karara bağlamakla yükümlüdür.Somut olayda; davacı, davasını sebepsiz zenginleşme olgusuna dayandırmış, davalı belediyenin imar iptali davasının yargılaması devam ederken dava konusu taşınmazdan elde ettiği kiraları talep etmiş, mahkemece, sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde talebin haklı olduğuna karar verilmiştir. Ecrimisil, taşınmaz (veya taşınır) üzerinde zilyetliği bulunmayan malik tarafından, taşınmaza bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan zilyet olan kimseye karşı yöneltilebilen bir dava türüdür.Mahkemece; davacının talebinin ecrimisil olarak nitelendirip ona göre hüküm tesisi gerekirken, sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanan alacak davası olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacı 21.08.2008 tarihinden geriye doğru alacak talebinde bulunmasına rağmen; mahkemece bu tarihten sonrası için de (01.02.2009 tarihine kadar) davalının elde ettiği kira gelirinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu hususu bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy