MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.050 TL(ıslah ile 2.931,51) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 2.867 TL'lik kısmının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin ortağı bulunduğu taşınmazların davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek; 2008 ila 2010 yıllarına ait 1.050 TL ecrimisilin tahakkuk dönemlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 19.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil istemini 2.935,51 TL ye artırmıştır.Davalı vekili; müvekkilinin, mirasbırakanın vasiyeti üzerine taşınmazların bir kısmını annelerinin ölümüne kadar işleyerek kullandığını, diğer taraftan davacının taşınmazdan yararlanma isteğini müvekkiline bildirmediğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalının tabii semere getiren taşınmazları kullandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisile konu taşınmazlarda taraflar elbirliği halinde malik olup, mahkemece yapılan keşif ile taşınmazların tamamının tarla vasfında olduğu belirlenmiştir.Kural olarak bir taşınmazın paydaşları veya ortakları, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı ortağın davaya konu taşınmazlardan ya da gelirinden yararlanma isteğini davalı ortağa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın bir takım istisnaları vardır. Mesela, tabii ( meyve veren ağaçlar) ya da hukuki ( kiraya verilerek kira geliri elde edilmesi ) semere getiren taşınmazlar için bu şartın gerçekleşmiş olması lüzumu olmadığı gibi, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, taşınmazı kullanan malikin diğer maliklerin hakkını inkâr etmiş olması halinde de intifadan men şartı aranmaz. Ayrıca, yararlanma dileğinin açıklanması koşulu ile davacının açtığı izale-i şüyu davasının dilekçesinin tebliğ tarihi, keza icra emrinin tebliğ tarihi, murisin mirasçılardan mal kaçırdığından söz edilerek dava konusu taşınmazların tapularının iptali için açılan tapu iptal davasına ilişkin dilekçenin tebliğ tarihi, daha önce aynı yer için açılan ve intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden ötürü ret edilen ecrimisil davasına dair davalı tarafa tebliğ edilen önceki dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sonuçlanmış önceki tarihli elatmanın önlenmesi veya ecrimisil davaları intifadan men koşulunun oluşması için yeterli sayılmışlardır. Somut olayda; davacı tarafça, intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin ispatı için tanık deliline dayanılmış ise de, dinlenilen tanıkların beyanları ile davalının intifadan men edildiği hususu kanıtlanamamıştır.Şu durumda mahkemece; intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda davacı taraftan başkaca delili olup olmadığının sorulması ve ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, tarla vasfındaki taşınmazların tabi semere getirdiği kabul edilerek intifadan men koşulu aranmaması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.