MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ıslah ile 75.832,36 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı ve vekili Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı ve vekili gelmedi. Gelen davalı ve vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 30/10/2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, 08/09/1995 tarihli harici sözleşme ile 750.000,000 TL(750 TL) ye davalıya ait taşınmazın davacı tarafından satın alındığını, davalının bu yerin tapusunu vermediğini belirterek, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince 50.000 TL, ıslah ile 75.832,36 TL'nin ihtarname tebliğ tarihini takip eden 30.gün olan 18/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı, ilk celse de davayı kabul ettiğini, son celsede ise bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 75.832,36 TL'nin davalıdan tahsiline, faiz talebinin reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 08/09/1995 tarihli harici satım sözleşmesi ile davalıya ait 27 Parselden 240 m²'lik kısmın 750.000.000 TL'ye davacıya satıldığı, bedelin nakten ve tamamen ödendiği, tapusunun verilmediği, bilirkişi raporuna göre denkleştirici adalet ilkesi gereğince 08/09/1995 tarihinde ödenen 750.000,000 TL(750 TL)'nın dava tarihi itibariyle 75.832,36 TL'ye ulaştığı anlaşılmaktadır.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, sebepsiz zenginleşme davasında iade borcu, para borcu ise iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işler. BK'nun 101/1.maddesi gereğince "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur" denilmektedir.Sebepsiz zenginleşme de gecikme faizi yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Davacının davalıya gönderdiği ihtarnamenin 19/07/2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve ihtarname içeriğine göre 30 gün içinde ödenmesi talep edildiğinden, 18/08/2010 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğundan, mahkemece; bu tarihten itibaren yasal faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faizin reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy